TRAKYA NET HABER
  Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfası Yap İletişim
  
TNH  
   ANA SAYFA
  Trakya Haber
  Batı Trakya Haber
  Trakya Spor
  Balkan Haber
  Yurttan Haber
  Çevre - Sağlık
  Eğitim - Bilim
  Ekonomi
  Kültür - Sanat
  Dünyadan Haber
  Avrasya Haber
  DOSYALAR
  KİTAPLAR
  KÜNYE
  İLETİŞİM
 En Çok Okunanlar
EDİRNE' DEN HABERLER

KIRKLARELİ'NDEN HABERLER..

TEKİRDAĞ'DAN HABERLER...

KIRKLARELİ' NDEN SPOR HABERLERİ...

TEKİRDAĞDAN SPOR HABERLERİ...

keşan tarihi

AVRASYA

meyhane kulturu

BATI TRAKYA DERGİSİ

tika

ata

Balkan Rüzgarı

Özcan PEHLİVANOĞLU

ozcanpehlivanoglu@yahoo.com

MİLLİ İKTİDARI GÖRECEKMİYİZ ?

 

27.09.2009 21:41:25

 MİLLİ İKTİDARI GÖRECEKMİYİZ ?
 
            Nedir bu milli iktidar ? Bu güne kadar iktidar olanlar milli değilmiydi ? İktidar mücadelesi verenler milli olmaktan niye taviz veriyorlar ? Milli olunca iktidar olmak mümkün değilmi ?

            Bu sorular uzar gider. Eminim ki ; bu ve benzeri sorular için , hepimizin birer cevabı var.

            Ancak bilmeliyiz ki ; bu milletimiz ve devletimiz için doğru cevaplanması gereken çok önemli bir soru.

            Milli iktidar ; toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş olan milletin tüzel varlığına yani devlete ait yönetim organlarının, millet menfaatlerine uygun hareket etmesini ifade eder.

            Türk Milletinin böyle bir milli iktidarla en son ne zaman yönetildiği gerçekten tam bir muammadır.

            İsterseniz 150'likler listesinde on üçüncü sırada yer alan ve Damat Ferit Paşa hükümetinde Milli Eğitim Bakanlığı yapmış olan Rumbeyoğlu Fahrettin'in , bakanlığı yani Maarif Nazırlığı döneminde “ okul kitaplarından Türk kelimesini çıkarın ” emriyle başlayalım.

            Sevr denilen esaret sözleşmesine Şurâ-yı Devlet Reisi yani Danıştay Başkanı olarak imza koyan Rıza Tevfik kendisini şöyle tanıtıyor : “ Babam Arnavuttu , anamsa Çerkez , bilmeyen var ise öğrensin herkes ” . Acaba bir devlet yöneticisinin bu tavrı günümüzde “ben Gürcüyüm karım Arap” şekline mi dönüşmüş ? Üzerinde düşünülmesi gereken bir benzerlik.

            Bu ülkede Sadrazamlık yani Başbakanlık yapan Mahmut Şevket Paşa hatıratında İngilizlerle ilişkilerden bahsederken Kuveyt'e de değinmekte ve “ İngilizler Basra vilayeti'ne bağlı küçük bir balıkçı kasabası olan Kuveyt'i liman olarak bizden istiyordu.Koskoca Britanya İmparatorluğu ile bir balıkçı kasabası yüzünden bozuşmak doğru değildi.Kuveyt'i verdik gitti ” diyor. Sanki babasının tapulu malını hibe edermiş gibi anlatmış. Ne acı ve hazin değilmi ?

            Devam edelim isterseniz ,Osmanlı-Türk Devletinin son dönem yöneticilerinden Şeyhülislam Cemaleddin Efendi hatıralarında “ ... İstanbul'da bir takım gençler , Türk milliyet ve egemenliğinin gelişmesine hizmet için dernek ve cemiyetler kurdular. Ülke çıkarlarına uygun olmayacak biçimde yayınlar yapmaya başladılar... Devlet-i Osmaniye tabiri yerine Türkiye ve “Genç Türk Hükümeti” tabirlerini kullanmaya başladılar ”
demektedir. Bu zat-ı muhteremde milli kimlik ve tavırdan çok rahatsızmış anlaşılan...

            En açık sözlü olan ise Meclis-i Mebusan'ın Rum milletvekili Boşo'ymuş. Adam açıkça “Osmanlı Bankası kadar Osmanlıyım” diye yiğitçe , konuşmuş.

            Ülkemizde öyle iktidarlar varmış ki ; İngiltere 1895 yılında Osmanlı-Türk Devletinin hükümran olduğu Sivas , Elaziz , Erzurum , Bitlis , Van ve Diyarbekir illerine bir Avrupalı genel komiser atanması için Ruslara ve Fransızlara öneride bulunur. Bizim iktidara sormaz bile. Kara mizah değil mi ?

            Bizim hakim olduğumuz ve başımızdakiler tarafından yönetilen topraklarımıza Avrupalı bir genel komiser atamak için aralarında teati yapıyorlar. Biz varmıyız yokmuyuz umurlarında bile değil. Bu gün Yeni Osmanlıcılık peşinde koşanlara bu olay ithaf olunur.Eğer satılmış değillerse onlara Türk Milletinden özür dilemek için bu da iyi bir fırsattır.

            Günümüzde ABD , İngiltere , Almanya , Rusya ve AB'nin Türkiye'deki iktidar trafiğini etkiledikleri konuşulur durur. Ancak 20.yüzyılın başında Almanya'ın , İngiltere ve Rusya'ya karşı önce Sultan Abdülhamid'i ve onun İslamcılık siyaseti başarılı olamayınca da İttihatçıları desteklemesi bu işlerin yüzlerce yıllık bir geçmişi olduğunu bize göstermektedir.

            Kaldığımız yerden devam edelim : Osmanlı-Türk Devletinin Dışişleri Bakanlığını yapmış olan Süleymaniyeli Said Paşa'nın oğlu ve 10 yıl boyunca Stockholm Büyükelçiliğimizi yapan Kürt Şerif Paşa ; Paris Konferansına gider ve Ermeni delegasyonundan Bogos Nubar ve Dr. Ohancanyan ile birlikte “ iki ulusun da aynı Ari kavminden geldiklerini , çıkarlarının aynı olduğunu ve aynı amacı yani kendi bağımsızlıkları amacını güttüklerini belirtmekten şeref duyarız ” diye imzalarını atarlar. Ne diyelim bunun adını da siz koyun...Günümüzün Şerif Paşaları hangi koltukları işgal ediyor,merak ediyorum doğrusu !!!

            Nemrud Mustafa Paşa'nın Bursa'da Vali iken , savaşta şehit olan Türk askerleri için “ köpek ölüsünden farkları olmadığı ” yönünde ifadeler kullanması üzerine 56. fıkra Kumandanı Bekir Sami Bey'in bu valiyi İstanbul'a kovduğuna dair belge tozlu arşivlerde gün ışığına çıkmayı beklemektedir.

            Osmanlı döneminde bu işler böyle cereyan eder de , Cumhuriyet döneminde etmez mi sanırsınız...

            Mustafa Kemal'in zamansız ölümü ve İkinci Dünya Savaşından sonra çok partili demokratik hayata geçiş , iktidarların gelişinde ve gidişinde , uyguladıkları politikalarda , dışarıdan ve içeriden gayri milli etkilere maruz kalındığı izlenimini bizlere vermektedir.

            En basit örneklerden biri Devlet Başkanı Kenan Evren'in ABD'li asker – politikacı ve Dışişleri Bakanı Alexander Haig ile şahsi arkadaşlığını bahane ederek Yunanistan'ın Nato'nun askeri kanadına dönüşüne , milli menfaatlere aykırı bir şekilde Türkiye aleyhine ödünsüz izin vermesiydi. Verdim gitti (!) Kimse “ kimin neyini veriyorsun” diye doğru düzgün sormadı bile...

            12 Eylül'den sonra çok partili hayata geçişte Alexander Haig ve Henry Kissinger'in , Turgut Özal'ın önünü açan diğerlerini de veto ile yasaklı hale getiren dostça tavsiyeleri kitaplarda yazılıdır. Turgut Özal'da , Okyanus ötesinden aldığı bu destekle , Kemal Derviş ve Sherman Robinson'ın 1978'de hazırladığı Dünya Bankası raporuna dayanarak aldığı 24 Ocak 1980 kararlarını geniş biçimde hızla uygulamaya koydu.

            Serbest Piyasa ekonomisi denen şeye geçince , yeni zenginler sınıfı oluştu , eski zenginler daha da semirdi , işçi-köylü-memurdan oluşan emek sınıfı iyice ezildi , devletin dolayısıyla milletin borcu tavan yaptı , kapitülasyon benzeri özelleştirmelerin önü açıldı ve bu günlere kadar geldik.

            Örneğin günümüzün iktidar yanlısı popüler işadamlarından,medya patronu ve Tüsiad üyesi Ethem Sancak “ben Türk olmaktan mutluluk duymam , üzülürüm. Aslımı niye inkar edeyim ki” diyor. Bu arkadaşa sormak lazım : sen bu kadar serveti Türkiye Cumhuriyetinde Türk Milletinden kazanmadın mı ? Yoksa servetin kaynağı başka bir millet ve devlet mi ? Aynı Ethem Sancak , Fettah Tamince'ye atıfta bulunuyor , o da diyormuş ki ; “ben Atatürkçüyüm, Fethullahçıyım, Kürdüm”.

            Sizin köyü bilmem ama bizim köyde atıp tutan avcılara kibarca “çüş ulan çüş” diye iltifat ederler.

            Birileri ne kadar da Büyükelçiliğimizi de yapan Ermenilerle Paris Konferansında beraber hareket eden Kürt Şerif Paşaya benziyor. Akrabalık çıkacak diye korkuyorum !

            Verdiğim bu misallerden sonra bir türlü karar veremediğim en önemli nokta : bu meselelerle ilgili olanları kandırmaya çalışanların ya da kandırılmak istenilenlerin salak olup olmadığıdır.. Allah'ın illa ki sopasını arayanlara bunlardan daha iyi sopa olmaz diye bir kez daha hatırlatırım

            Bu arada umarım Kemal Derviş ismine dikkat etmişsinizdir.

            Aynı Kemal Derviş 2001 krizinden sonra rahmetli Bülent Ecevit tarafından birilerinin tavsiyesi ile Türkiye'ye davet edilerek , çaresizlik içinde kendisine kurtarıcı rolü veriliyordu.

            2002'de iş başına gelen AKP hükümeti de bu güne kadar Kemal Derviş'in programını uygulamakla övündü durdu.

            Ekonomik tablonun 2009 yılı itibarı ile neleri içerdiği ve kucağımızda nasıl bir borç yükünün olduğu hepimizin malumu. Daha fazla diyecek bir şey yok.

            Gazeteci Yiğit Bulut'un yazdıklarından öğreniyoruz : Bülent Ecevit ,Batının 2001 krizini çıkartmak suretiyle geçmişte onlara boyun eğmediği için kendisinden intikam aldığını söylüyor. Yani sınırların ötesindeki dostlar (!) aynı zamanda çok kinci ve hiçbir şeyi unutmuyor.

            Son örneğimiz ise gazeteci Aslan Bulut'tan . Aslan Bulut köşesinde defalarca yazdı : “AKP'nin programı ABD'de hazırlandı” diye. Cevap istedi ancak benim bildiğim henüz cevap alamadığıdır.

            Herhalde 3 Ekim 2009'da yapılacak olan AKP Kurultayına davet edilen Kevin Costner'in “açılımı destekliyorum” mesajı Aslan Bulut'a cevap gibi oldu. Görüyorsunuz değil mi ? Belediye yönetir gibi binlerce yıllık geleneği olan Türk devleti işte böyle yönetiliyor. Aslında belediye bile böyle yönetilmez.Aklıma geldi acaba bizim Kevin, sel felaketi içinde bir şey söyledi mi ?

            İnanın bunlar gibi yüzlerce değil binlerce misal verebiliriz.Bu ne yazıkki bizim gerçeğimiz.

            Bütün bu yazdıklarımızdan sonra gelelim “milli iktidar” görüp göremeyeceğimize.

            Eğer sen yani Türk Milleti ; özüne dönersen , kendi çocuklarına sahip çıkarsan , cemaat ve tarikat tuzağına düşmessen , doğruluktan ayrılmazsan , toplumsal menfaatlerini kişisel menfaatlerinin üzerine taşırsan, ahlaklı-erdemli-onurlu olursan , inanç ve iman kuvvetini diri tutarsan , tarihini bilirsen , nefsini yenersen Allah'ın izni ile “milli iktidar”ı göreceksin.

            Tarih eğer tekerrürden ibaretse; hep kötü şeyler değil ya elbette iyi şeylerde tekerrür edecektir.

ozcanpehlivanoglu@yahoo.com


 
Yorum Yaz
Rumuz:
E-Posta: *Gizli tutulacaktır.
Okuyucu Yorumları
27.09.2009 23:44:30 - Sinan Yerlitaş
Değerli kardeşim Özcan bey,yazılarını okuyorum.Kalemin ve duyduğum kadarı ile dilinde çok sivri.Ancak çaban beyhude.Çünkü Türk Milleti bile bile lades diyerek bu günlere geldi.Sana sorarım Türklerin son dönemde başardığı ne var? Senin anlattığın gibi dün bizi kim Türk diye yönetiyorsa bu günde kendilerine Türk dediğimiz insanlar bizi yönetiyor.Yüzyıllardır bu böyle. Ne zaman başaracağız o zaman hem Türkiyeyi hemde dünyayı biz yöneteceğiz.Ancak başarmadan olmaz.Siyasette,sanatta,sporda,kültürde,bilimde,iş yaşamında ve diğer konularda hep başarmalıyız.Henüz başarı yok sadece senin yazılarındada gördüğüm bir hamaset var.Ne zaman özgün başarı gelecek o zaman Türkün yüzü gülecek vesselam...
Yazarın Yazıları
Başlık  
DİN TACİRLERİNİN POLİTİKA YEMEĞİ !  
TÜRKİYE'DE İNSAN SINIFLARI !  
“ DAHİLİ BEDHAHLAR ”  
101 YIL HAPİS ...  
BAŞIMIZA GELENLER …  
GAZETECİ HAİN ÖCALAN PAŞA ...  
ECZACILARIN SAMİMİYET TESTİ ...  
SIKIŞINCA BANA “FAŞİST” DE !  
BULGAR TÜRKLERİ ! / KÜRT TÜRKLERİ !..  
“BÜYÜK OYUN” DA BİR ŞEHİR : TOKAT ...  

 

 


 


Hızlı Seçim
Köşe Yazarları
İbrahim BALTALI
- Rodop Rüzgarı
BEKTAŞ YUSUF
Hilmi DİNÇER
- İmbik
Bİ DURUN BEYLER! Bİ DURUN!..
Tuna  SOYKAN
- Teşhis
A B D İRAN’I VURACAK
Hüseyin  MÜMTAZ
- Kalk Borusu
UFKUN ÖTESİNİ GÖREBİLMEK (6) “AKILLI GÜÇ”
Yrd.Doç.Dr.Birol  ERTAN
- Arka Pencere
BEYNİMİZ TEHLİKEDE
Neval  KAVCAR
- Gündemdekiler
Şeytan Bunun Neresinde?
Ersoy ÖNGÜN
- "Aklımdan Geçenler"
Çanakkale Boğazına Neden Köprü Yapılıyor?‏
Ali İhsan  GÜRCİHAN
- Güne Bakış
EMASYA Kalktı ve Demokrasi Geldi …
Nuri  YAŞAR
- Güncel
BENİM MEMURUM İŞİNİ BİLİR AMA YANLIŞTA YAPAR
Özcan PEHLİVANOĞLU
- Balkan Rüzgarı
DİN TACİRLERİNİN POLİTİKA YEMEĞİ !
Prf.Dr. Ata ATUN
- ATASÖZÜ
AB DÜŞ KIRIKLIĞI
Vedat KUŞAKLI
- Kılıcımı Vurdum Taşa
EMASYA
Reha  ÖREN
- SÖZ
HADEP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ADANA VALİSİ ATIŞ'IN KONUĞUYDU
Süheyl  ÇOBANOĞLU
- Nokta
ÇUVALCININ KOYUNU , SONRA ÇIKAR OYUNU
Burhan ÖZBEY
- Özbeylik
BU NOKTAYA GELİNDİYSE İŞ BİTMİŞİR
Sabahattin  TALU
- Yön
ÖNCE UZAN DI, SONRA GÜL DÜ, SONUÇTA DÜŞÜNDÜR DÜ!
Müjdat  GÜRBÜZ
- Gözlem
TEK BAŞINA İKTİDARIN ADI !

MERHABA RUMELİ

Anket 1
Aktif anket bulunmamaktadır.

Para Piyasaları       9.2.2010
  DÖVİZ ALIŞ DÖVİZ SATIŞ
 USD 1.5141 YTL. 1.5248 YTL.
 EUR 2.0722 YTL. 2.0868 YTL.

 

Trakya Haber |  Batı Trakya Haber |  Trakya Spor |  Balkan Haber |  Yurttan Haber |  Çevre - Sağlık |  Eğitim - Bilim |  Ekonomi |  Kültür - Sanat |  Dünyadan Haber |  Avrasya Haber | 

Trakya Net Haber'de yayınlanan her türlü haber ve yazı, kaynak belirtilmeden kullanılamaz.
Copyright by Trakya Net Haber 2004 - 2007 © | Created and hosted by chaglar