TRAKYA NET HABER
  Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfası Yap İletişim
  
TNH  
   ANA SAYFA
  Trakya Haber
  Batı Trakya Haber
  Trakya Spor
  Balkan Haber
  Yurttan Haber
  Çevre-Sağlık
  Eğitim-Bilim
  Ekonomi
  Kültür-Sanat
  Dünya Haber
  Avrasya Haber
  DOSYALAR
  KİTAPLAR
  KÜNYE
  İLETİŞİM
 En Çok Okunanlar
TARAF GAZETESİ'NDEKİ TOPLANTIYA DİKKAT!

TRAKYA ÜNİVERSİTESİ BAHAR ŞENLİKLERİ BAŞLADI

TÜ'DEN ''SEÇİM ANKETİ'' AÇIKLAMASI

POLİS OKULU SINAVLARI İPTAL EDİLDİ

KEY MAĞDURLARI

keşan tarihi

AVRASYA

meyhane kulturu

BATI TRAKYA DERGİSİ

tika

ata

 

DERİN SEKS

ÜMİT SAYIN


DERİN SEKS, cinsellik üzerine yazılmış farklı bir eser olmanın ötesinde, cinsellik konusundaki en yeni bilimsel bulgularla, cinsellik hakkında bilinmeyen sırların ve sınırsızlıkların bir araya getirildiği olağandışı bir kitaptır. Kitapta aynı zamanda, Türk kadınının cinsel davranışı, ülkemizde yapılmış olan anketlerden elde edilen verilerle ele alınmakta ve yeni ortaya çıkan bu gerçekler dünya kadınının cinsel davranış biçimiyle kıyaslanmaktadır. DERİN SEKS, yalnız kadınlar için yazılmış bir eser değil, aynı zamanda erkeklerin de kadınları ve kendilerini tanıması için pek çok yol haritası çizen postmodern bir cinsellik kitabıdır. Bu kitap sayesinde hem erkekler, hem de kadınlar, kendilerinde var olan iç potansiyellerini ortaya çıkarabilir, cinselliklerini geliştirebilir ve cinselliğin farklı boyutlarını yaşayabilirler. Dr. Ümit Sayın, 1993'te yayınlanan 'Cinselliğin Farklı Boyutları' kitabından 17 yıl sonra 'Derin Seks'le yeniden karşımızda. Cinselliğin Farklı Boyutları, o dönemin feminist ve eylemci dergisi Kadınca'da yayınladığı makalelerden derlenmişti. Bu kitap kadın dergilerinde de değinildiği üzere, kısa sürede bir kült kitabı haline gelmişti. Sayın, Kadınca dergisi kapandıktan sonra cinsellik yazılarına ve araştırmalarına Cosmopolitan, Marie Claire, Hülya ve MAX dergilerinde devam etti ve halen de kadın ve erkek cinselliği üzerine araştırma yapmayı sürdürmekte! Derin Seks, yaklaşık 2300 Türk kadının cinsel davranış biçimi ele alan iki anketi içermekte. Türkiye'de kadın cinselliği konusunda yapılmış en kapsamlı anketler olan Kadınca Raporu (1993) ve Hülya Raporu (2003) farklı iki kadın kuşağının cinsel davranışlarını detaylı bir biçimde kıyaslayarak ele alıyor ve dünya kadınının cinsel davranışıyla karşılaştırıyor. Dünyanın en ünlü raporu olan Hite Raporunun (1975) bile 3000 kadın üzerine yapıldığı ele alınırsa, Sayın'ın bu raporda kullanmış olduğu anket sayısının boyutu daha iyi anlaşılabilir. Bu iki anketin verileri sonucunda, Türk kadınının nasıl uyarıldığı, ne tür fanteziler kurduğu, nasıl ve ne sıklıkta kendi kendini tatmin ettiği, orgazm olma biçimleri ve sıklığı, sevişirken ne tür çeşitlemeler uyguladığı vb. konusunda detaylı bilgilere ulaşmak mümkün. Cinsellik söz konusu olduğunda yazılıp çizilenlerde doğrular kadar mitler de mevcuttur. Derin Seks, zengin bilimsel kaynaklardan besleniyor ve kadın doğasını tanımak için güvenilir bir rehber. Kitapta, cinselliğimizi kısır ve boyutsuz yaşamamızın nedenleri irdelenirken, en eğitimli ve açık fikirli olanlarımızı bile ele geçiren bir yanılgıyla karşılaşıyoruz; cinsel davranışın doğuştan içimize konduğu fikri! Oysa, günümüz insanı doğasından çok uzaklaşmıştır; cinsel enerji içimizde bir potansiyel olarak vardır ama, cinsellik tamamen öğrenilen, geliştirebilen bir olgudur. Amerika ve Avrupa'da çok sayıda öğretici programlar uygulanarak cinsel potansiyel geliştirilebilmektedir. Aslında eğitici kitaplar Müslüman kültüründe (Itırlı Bahçe, 15. yüzyıl) ve Hint kültüründe (Kama Sutra, 1. yüzyıl ve Ananga Ranga, 12. yüzyıl) çok daha önceleri yazılmış. Ancak Türkçe yazılmış bu tür kitaplar günümüzde bile çok az sayıda ve doyuruculuktan uzak. Cinselliğin kısa tarihçesi, farklı kültürlerdeki cinsellik, Batıdaki cinsel devrim, Uzakdoğu cinselliği konu başlıklarından bazıları. Orgazmı uzatan ve güçlendiren, aşk kası olarak bilinen PC-Kaslarımızı nasıl geliştirebileceğimiz; bunun için yapılması gereken egzersizler; vajinal orgazmdan sorumlu olduğu düşünülen G-Noktasının nasıl bulunacağı konusunda çok ayrıntılı tarifler yanında, kadın ejakülasyonu gibi pek de bilinmeyen olgulara yer verilmiş. Orgazmın cinselliğin tek hedefi olmadığı vurgulanmakla birlikte kitapta en detaylı işlenen ve en devrimci yaklaşımlara rastlayabileceğimiz konu kadın orgazmı. Orgazmın anatomik alt yapısı, fizyolojisi, evreleri ve bu evrelerde vücutta gözlenen değişimler, türleri (vajinal, klitoral, bileşke ve status orgasmus), orgazm hakkında bilinenler ve sınırsızlıklar kitapta ele alınıyor. Orgazmın nörokimyası, art arda orgazm, orgazmın psikolojisi ve orgazm sırasında neler hissedildiği yabancı kaynaklar kullanılarak ve Türk kadınlarına sorularak işleniyor. Sonunda okuyucu, kadın orgazmı hakkında bilinenlerin buz dağının sadece görünen kısmı olduğunu anlıyor, bilimin gelişmeye en açık yerlerinden birinin orgazm olduğunu görüyor; kadın orgazmı eğitimle geliştirilebilir, uzatılabilir ve bunun üst sınırı neresidir, henüz bilmiyoruz! Yazarın adını koyduğu bir kavram olan Cinsel Haz Nesnelerinin anlatıldığı bir bölümde, cinsel uyaranların neden herbirimizde farklılıklar gösterdiğini, uyarandan bilinçdışımıza uzanan yolları izleyebiliyorsunuz ve biraz dikkatli bakarsanız kendinizle ilgili bir keşif yapmanız da olası. Bilinçdışınızın ve kişisel geçmişinizin bugün aldığınız hazza, nasıl burnunu soktuğunu görüp bundan nasıl faydalanabileceğiniz hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Lezbiyenler, hiperseksüelite, sadomazohizm (BDSM) yine bilimsel çalışmalar eşliğinde tanıtılıyor. Farmakoloji uzmanı olan Dr. Ümit Sayın'ın afrodizyaklar, beyin kimyasında cinselliği yakalayanlarla ilgili yazdıkları yıllardır yapmakta olduğu nörobilim çalışmalarından besleniyor. Kadınlarda ve erkeklerde cinsel potansiyelin nasıl geliştirileceği hakkında somut ve kolay uygulanabilir önerilerle son bulan Derin Seks, hekimlerin bile yetersiz olduğu, cinsel eğitimin oturtulamadığı ülkemizde önemli bir boşluğu dolduruyor. Eskiden Hindistan'da yeni evlenenlere, yastık altına konulduğu için yastık kitabı denilen, çeşitli poziyonların olduğu kitaplar verilirmiş; Derin Seks, her yeni çifte, evlenenlere yastık kitabı gibi önerilebilecek bir başucu kitabı niteliğinde. Dr. Ümit Sayın'ın yazmakta olduğu ve yazmayı planladığı kitaplar arasında, 'Türk Kadınında Cinsel Davranış', ' Tantrik Cinselliğin Sırları', 'Kozmik Orgazm', 'Kadınlar ve Erkekler İçin Orgazm Klavuzları' gibi kitaplar da bulunmakta.



KEŞAN TARİHİ

HİLMİ DİNÇER


Bu güne kadar Keşan’ın tarihi ile ilgili derli toplu bir kitap yazılmamıştı ve bu durum Keşan tarihinin bilinmesi ve yeni nesillere aktarılması noktasında büyük bir boşluk oluşturuyordu. Böylesine bir boşluğu doldurmak ve bir ihtiyacı giderme düşüncesinden hareketle yazdım, bu kitabı. Yazarken; «Tarihi yazmak, tarihi yapmaktan zordur.» sözünün yoğun baskısı altında kaldım ve inanın hata yapmama ve tarafsız kalma adına çok sıkıntılı günler geçirdim. Çünkü: Tarih yazanlar tarihe sadık kalmazlarsa, sadece kendilerine, yaşadıkları çevreye, mensubu oldukları millete hatta bütün insanlığa kötülük etmiş olurlar. Bundan da daha kötüsü, ilme ihanet etmiş olurlar. Tarihî olayları, kendi düşüncelerine, fikirlerine ve amaçlarına uygun düşecek tarzda yazmak, anlatmak, yorumlamak, tarih ilmine hizmet değil, olsa olsa kendi efendilerine hizmet etmek demektir. Ayrıca; bütün iyi niyetimle sürdürdüğüm, bu çalışmam esnasında Halit Ziya Uşaklıgil’in «Aşk-ı Memnu» kitabını yazdıktan sonra söylediği şu söz beni hep rahatlattı: «Sonuç kötü olduysa, bunu benim iyi niyetimde aramayın!» Evet, sonuç kötü olduysa, lütfen bunu benim iyi niyetimde aramayın!.. 1998 yılından bu yana biriktirdiğim belgelerin yeterliliğine inanarak, yazdığım bu kitap kaçınılmaz olarak bir ekip çalışmasını gerektiriyordu ve öyle de oldu.. Bu nedenle: Başta «Gelibolu Yarımadası’ndan Enez’e Saros» isimli kitabımda ortak bir çalışma yürüttüğümüz ve bu çalışmada kendisini milli fotoğrafçımız olarak tanıdığınız, ancak; gerçekte bir tarih öğretmeni olan ve bu çalışmam esnasında bana gönüllü olarak tarih danışmanlığı yapan Ali Çıtak arkadaşıma, bundan beş yıl önce belleği ve sağlığı yerindeyken, bana dört saat süreyle Keşan’ı anlatan ve canlı çekim yapmama izin veren ve de 95 yaşında kaybettiğimiz ve nurlar içinde yattığına inandığım, eski belediye başkanlarımızdan Av.Ahmet Göksoy amcaya, benim adıma Ankara TOBB ETÜ Kütüphanesinde araştırma yapan, Selma Aslan arkadaşıma,İstanbul Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesinde araştırma yapan Tamer Balkanlı kardeşime, Edirne’de araştırma yapan Murat Bahçeci ve Ayhan Tunca arkadaşlarıma, evime kadar gelerek, kitabım üzerine benimle tartışan ve yazdıklarından alıntı yapmama izin veren değerli hocam Talât Algur’a, manevi destekleriyle bana cesaret veren ve yönlendiren Dr. Ahmet Nil, Halil Kolukısa ve Feyzullah Aktan ağabeylerime, duyumlarını ve anılarını bana aktararak, kitabıma renk katan değerli büyüklerime, kitabıma reklâm vererek, basılmasına yardımcı olan tüm kişi ve kuruluşlara teşekkür ederim. Ama; hepsinden önemlisi; bu kitabı yazmam esnasında bana destek olan eşim Emine'ye, kızım Serap'a ve oğlum Serdar'a teşekkür ediyor ve kitabımı gerek ticaret hayatında ve gerekse siyaset hayatında her zaman Keşan'a bir şeyler kazandırmaya çalışan oğlum Samet Serdar Dinçer'e armağan ediyorum. NOT:Kitap satışı ve diğer konularla ilgili sorular için imbik@hotmail.com adresinden irtibata geçebilirler...



PİKE- İÇ SAVAŞIN POLİSİ

Orhan Gökdemir


Türkiye son yirmi yılda önce Kontrgerilla, sonra Derin Devlet, daha sonra Susurluk Kazası ve son olarak da Ergenekon´u tartışıyor. Belki de Ergenekon´un izlerini daha başka yerlerde aramak gerekiyor?.. Türkiye´nin son 40 yılında devletin refleks merkezlerinde yeni bir ittifak kuruldu. Polisin, askerlerin, istihbarat örgütü ajanlarının, babaların, paramiliter parti militanlarının oluşturduğu bu ittifak ülke için yeni bir dönemin kapılarını açtı. Faili meçhul cinayetlerin, peşin infazların, kara paranın, uyuşturucu ve silah kaçakçılığının, sınırötesi suikastların damgasını vurduğu bu dönemin sembol isimlerinden biri Pike. Kendisi gibi polis olan babası 27 Mayıs´ın mağdurlarındandı, belki bu yüzden, sola hep düşman oldu. Ülkenin içine düştüğü uzun iç savaş içinde kariyerini yaptı. Kimine göre acımasız ve gözü kara bir polis müdürü, kimine göre ilişkilerini hep sağlam tumaya çalışan işbilir bir bürokrattı. Ama her halükârda Pike, "iç savaş"ın polisiydi. Derin devletle başladığı macerasını kendi deyişiyle "derin millet"in kollarında tamamladı. Siyasi macerası ummadığı biçimde kısa sürünce, Susurluk davasında yargılanması için de kapı aralanmıştı. Tıpkı "Pike"yi mahkemeye sürükleyen olaylar gibi, burada da anlatılanlar "kişisel bir öykü" değil. Çünkü Pike´nin tarihi Türkiye´nin son kırk yılının da tarihi. Yazan kadar okuyana da, müdahil olan kadar seyredene de büyük sorumluluklar yükleyen bir tarih... ...



KEŞAN VE MEYHANE KÜLTÜRÜ

HİLMİ DİNÇER


HİLMİ DİNÇER VE “ Keşan ve Mey’hane Kültürü “ İnsanlar, yaşadıkları coğrafyaya karşı sorumlu ve borçludur. Toprağına bastıkları, havasını soludukları coğrafyaya, dönüp yüzlerini keyifle baktıkları gökyüzüne karşı… Sokaklarında yürüdükleri, insanlarıyla merhabalaştıkları kente karşı… Sorumludurlar ve borçludurlar… O coğrafyaya, o gökyüzüne, o kente, o insanlara borçludurlar… Bazen keder dağıtmak için, bazen keyiflenmek için, bazen zaman öldürmek için girdikleri meyhanelere karşı da… Bu söylediklerime, yanlış diyecek pek çıkmaz da, kaç kişi buna göre yaşar, buna göre davranır? İşte yanıtı umutsuzluklar barındıran bir soru… Ama, ben, umut veren bir insandan söz etmek istiyorum. Hilmi Dinçer. Nüfus kaydına bakmayın, Keşan doğumlu bir insan o… Şu anda da Keşan’da yaşıyor. Yaşadığı coğrafyaya karşı sorumluluk duygusu içinde… Borcunu beyniyle, yazılarıyla, kitaplarıyla ödemeye çalışıyor. Saros Körfezi’nde yok olan balıkların hüznünü duyuyor, Gala’nın ağlamasını paylaşıyor… Yetmiyor, Keşan’ın tarihini yazıyor… Keşan’ın tarihini, dedim… Bilerek söyledim bunu… Kitabın adı, sizi yanıltmasın… Keşan’daki meyhaneleri yazmıyor yalnızca… Bu kitap, neredeyse yüz yıllık Keşan tarihi… Zaten, meyhaneler, diğer toplumsal mekânlar gibi, toplumsal yaşamın her türlü yansımalarını içeren yerler değil midir? O da, merkeze meyi ve mey’haneyi alarak, Keşan’ın tarihinde yolculuğa çıkarıyor okuyucularını… Kendi tanıklıklarını, eşinden dostundan, kentin yaşlılarından dinledikleriyle buluşturuyor. Üstelik, ulaşabildiği kadarıyla zengin bir görsel malzemeyle sunuyor bunları… Hilmi Dinçer bunları yapıyor da… Günümüzün geçerli değerleri içinde, karşılığını bulamıyor elbette… Şöyle düşünüyorum: Fazla değil, aradan on-onbeş yıl geçtiğinde, Hilmi Dinçer’in bu kitabının ve anlattıklarının değeri, çok daha iyi anlaşılacak… Belki de, umut bizim ekmeğimiz… Ne’ylersin! M. Mahzun Doğan - YAZAR Satış fiatı (kargo hariç) 5.00 YTL. İsteme adresi: imbik@hotmail.com Ödeme hesabı: posta çeki no: 01281104



YENİDEN MERHABA RUMELİ

Özcan PEHLİVANOĞLU


Özcan Pehlivanoğlu'nun bu kitap ile Türk Milletine aktarmak istediği, adına ister Rumeli, ister Balkan, ister Batı Trakya ya da Trakya diyebileceğiniz ve binlerce yıl öncesinden atalarımız tarafından vatan haline getirilen toprakların elimizden çıkışında yaşanılan gaflet ve ihanet boyutudur. Hiçbir millet binlerce yılda oluşmuş müktesebatından bu kadar kolay vazgeçirilmemiştir. Vazgeçirilmemiştir diyoruz çünkü Türk Milleti; Rumeli, Balkan veya Trakya olarak isimlendirdiğimiz bu toprakların kendine ait vatan toprağı olduğunun bugün farkında bile değildir. Daha çok yakın bir zamanda Balkanlar'da Türk Milletinin yaşadığı zulüm, katliam, sürgün ve göç unutulmuştur. Balkanlar'da oynanan oyun ne yazık ki bugün Türkiye'de tekrarlanmaktadır. Türk Milletini uyarma görevi, kaderin cilvesini henüz çok taze bir şekilde yaşamış olan Rumeli-Balkan Türklerine düşmektedir.



CACIKİSTAN

HASAN HÜSEYİN MEMİŞ


Sizler bu kitabı okuduğunuzda Cacikistan'a gitmelerimin ve oradan yazmalarımın gerekçeleri belki de ortadan kalkmış olacak. Ancak muhtemelen ana nedenler hiçbir zaman değişmeyecek. Bu dizinin "Cacikistan" adı ile yazılmasının nedeni, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin aslında bir "hukuk devleti" olmamasıdır. Türkiye'de "kula kulluk etme"nin zirve yapmasıdır. Türkiye'de "ihanetin" ve "münafıklığın" "maskara edilmiş olmasıdır... Türk Milleti genelde sessizliğini muhafaza etmektedir. Bu milletin büyük bir bölümünün ne yazık ki "hukuk devleti", "evrensel hukuk normları" ve hatta "adalet" gibi bir isteği yoktur. Bu nedenle de "ahlaksız sistem" sürüp gitmektedir. "Asım'ın nesli" olmaya (!) aday bu milletin ahlaksızlığa karşı sesi çıkmamaktadır ki neredeyse en büyük ahlaksızlar Ankara caddelerinde makam arabalarıyla çalım satabilmektedirler. Ahlaksızları önce kahraman, sonra da hükümdar yapan bu millet kendine ait değerleri öylesine terk etmiştir ki aynadaki aksini gördüğünde kendini dahi tanıyamaz hale gelmiştir. "Cacikistan neredir ki?" diye soracak olsanız, bunun cevabını sizlere ben veremem. Cacikistan'ın nerede olduğunu görebilmeniz, bulabilmeniz için "hukuk devleti"ne inanmış olmanız gerekir. Yüreğinizdeki, içinizdeki en kutsal mabedinizdeki "size" saygı göstermeniz gerekir.



Cola'nın Sırrı ve Çiş

MUAMMER KARABULUT


100 Yıllık Sır Deşifre Edildi Dünyayı tekeline alan ve yenilmez sanılan devlerin, inanılmış mücadelelerle alt edilebileceğini gösteren Yazar Muammer KARABULUT, Coca Cola ile olan savaşını ve bu savaş esnasında yaşadıklarını romanlaştırarak kaleme almıştır. Çok severek milyarlarca dolar servet kazandırdığımız bir markanın, tüm insanlığı nasıl kandırdığını ve zehirlediğini, hiç bilinmeyen sırrını deşifre ederek insanlığa sunarken, hemen hepimizin tiksindiği vücudumuzdaki sıvının (idrarın) ise ne kadar faydalı olduğunu karşılıklı mukayeseler yaparak gözler önüne sermiştir. Coca Cola firmasını dünya çocukları adına mahkemeye veren Muammer KARABULUT, duruşmalar esnasında 'asla sırrımızı açıklayamayız eğer istiyorsanız formülümüzü verelim' diye savunma yapmaya kalkan firma avukatlarının, farkında olmadan sundukları, sözüm ona üstü kapalı formül ile Cola'nın özünü çözer! Bu olay, yurtdışında binlerce kez haber yapılırken, ne yazık ki ülkemiz basınında hiç yer bulamadığı gibi, adeta ört bas etmeye kalkılırcasına ülke kamuoyundan da gizlenilmeye çalışılmıştır. Hemen herkesin, özellikle anne babaların başucu olacak bu kitapta, insanlığın nasıl sömürüldüğünü ve kandırıldıklarını ibretle okuyacak, okudukça da yaşadığınız bir çok hayatınızın gerilerinde bırakarak, yepyeni bir özgüvenle geleceğe bakacaksınız.



Uzaktan Kumandalı Çocuklar

Dr. Adnan TÖNEL


Televizyon ve internet iki yüzlüdür. Bir yönüyle hayatı kolaylaştırır, kıvamında kullanıldığında fayda sağlar. Diğer karanlık yüz ise tehlikelidir. İnsanı "hız"a alıştırıp, sanal bir dünyanın esiri yapabilir. Özne çocuk olduğunda ise "tehlike"nin sınırları genişler.Modern kentli yaşamın ebeveyn tipi, ağlayan çocukları cep telefonu, yemek yemeyenleri TV reklamlarıyla kandırabiliyor! Çocukların kanlı bıçaklı bilgisayar oyunlarında başarılı olmasıyla, saatlerce internette sörf yapmasıyla övünebiliyor. "Bizim çocuk bilgisayara yatkın" diye böbürlenebiliyor.Bu kitap böyle "masum" düşünen anne babalar için yazıldı. TV, bilgisayar ne internetin aslında hiç de masum olmadığını göstermek için...Çocuğunu teknolojinin mavi ışıklı ekranlarına esir etmek istemeyen tüm ebeveynlerin okuması dileğiyle...



Dünyayı Yöneten Gizli Güçler

Doç.Dr.Ümit SAYIN


Neden Gizli Örgütler? Çünkü dünyayı onlar yönetmekte, bizim kaderimize, geleceğimize onlar hükmetmektedirler. Dünyayı yönetmekte olan gizli güçler nelerdir? * Küresel Elit'in ve Küresel Sermayenin gizli yöntemleri ve örgütleri nelerdir? * Masonik gizli örgütler nedir? * Masonluktaki, Örgütlerdeki gizli işaretler, semboller, felsefe, haberleşmeler nedir? * İllüminati'nin Masonlukla veya diğer gizli örgütlerle bağlantıları nedir? * Tapınakçılar, Gül-Haç, Kuru Kafa ve Kemikler, Bohem Klübü, Yuvarlak Masa. * CFR, Bilderberg ve Trilateral Komisyon nedir? Ne yapmak istemektedirler? * İstanbul-2007 Bilderberg toplantısında neler konuşulmuştur, ne kararlar alınmıştır, kimler katılmıştır? * Ahilik, Bektaşilik ve Batinilik gizli örgüt yapısına sahip midir? * Hasan Sabbah, Alamut ve Zihin Kontrolü. * Teşkilat-ı Mahsusa. * Siyonizm ve Siyon Protokolleri. * Masonik gizli örgütler, Büyük Ortadoğu Projesi ve Türkiye'nin parçalanması. * Derin Devletler nedir? Hangi alt yapıları vardır? * Türkiye'de ulusalcı ve Türkçü, Kemalist bir Derin Devlet var mıdır?



IRAK YANIYOR

VEDAT YENERER


Irak yanı başımızda olmasına ve her gün medyadan oturma odalarımıza akan bilgi ve yanlış bilgi ırmağına rağmen hakkında en önemli hususları bilmediğimiz ülke. Ortadoğu konusunda masa başı değil saha uzmanı olan ve özellikle Irak’ı çok iyi Kuzey Irak’ı ise cebi gibi iyi bilen gazeteci Vedat Yenerer’in kitabı okuyucuya, “aykırı” bilgiler sunuyor. Zaman zaman “hadi canım”, “yok bu kadarı da olmaz” denilerek bir solukta heyecanla okunacak bir kitap. Sistemin dayattığı bilgilerin dışında heyecanlı bir bilgi-düşünce yolculuğuna çıkmak isteyenler için biçilmiş kaftan bir kitap. Ümit Özdağ Değerli meslektaşım Vedat Yenerer, on beş yıldır yollarını aşındırdığı güneydoğu ve Orta Doğu’da edindiği özel bilgi ve izlenimlerini yazmaya devam ediyor. Elinizde tuttuğunuz bu kitap, işgal altındaki Irak’ta son dönemde yaşanan insanlık dramının yanı sıra; Irak Türklerinin, akraba toplumların ve Türkiye’nin çıkarlarının nasıl görmezden gelindiğini çok çarpıcı özel bilgilerle anlatıyor. Eline sağlık… Beceriksizliği, işbirliğini ve satışı gözler önüne çok net bir biçimde ortaya koymuş… Emin Çölaşan



Sivil İhanet

Neval KAVCAR


Darphane-i Amire binası hakkında şöyle diyordu Tarih Vakfı: 'Devletten herhangi bir beklenti içermeyen 40.000.000 dolar bütçeli bir projenin altı yıldır engellemesini üzüntü ilekarşılamaktadır.'Kim üzüntü ile karşılamaktadır? .40.000.000 doları kimverecekti Tarih Vakfına, Darphane-i Amire projesi karşılığında? Rockefeller Vakfı....Tarih Vakfı ile ilgili olarak Prof. Yalçın Küçük'ün yazdıkları aynen şöyle: Bakın güya solcu. Başkanı inşaat mühendisi, başkan yardımcısı mimar, genel sekreteri iktisatçı olan tarihle ilgili çalışan bir vakıf gördünüz mü? Türkiye sola bu kadar düşmanlık edecek ve solcuların kurduğu bir tarih vakfına Tayip Bey belediye başkanı olarak yer tahsis edecek, para verecek. Bu ilginçtir.Tarih Vakfı Sebataist kontrolde olan bir kuruluşturVe burada 'tarih' de yapmaz, 'bilim' de yapmaz. Sebataistliğin politikalarını uygular, propagandasını yapar. Evet tekrar sorayım; olmayan var mı..Tarih Vakfı Başkanı ve yardımcısı arkadaşım; sekreteri öğrencimdir. Şu anda Tarih Vakfı'nı bu büyük dizaynın içinde gördüğüm takdirde deşifre ederim. Ey Türkiye insanı, bunun tarihle ilgisi yok derim.Bunların sol ile de alâkası yok. İçerden ve dışardan çok büyük malî imkânları var. Bunlar tesadüf değil.Bu fotoğraftan şöyle bir şey çıkıyor; Türk Devleti içeriden kuşatılmış, Türk yöneticileri, elitleri de sadece Devleti değil, toplumsal gelişmeleri de idare eder hale gelmiştir. Batı adına Batılı bir proje yürütülüyor organize olarak Çok abartılı bir resim değilmi bu. KABARA YAYINEVİ



Sivil Örümceğin Ağında

Mustafa Yıldırım


* "Her Türk bu kitabı okumalıdır!"Rauf Denktaş * "... dillere destan Sivil Örümceğin ağında kitabının 60 sayfası Soros'un marifetlerine ayrılmış; oku oku bitmiyor, telefon rehberine benziyor... İçindeki isimleri saya saya tüketemiyorsun.İlhan Selçuk, Cumhuriyet, 21.6.2005 * "Tokat gibi bir kitap!(..) Yalnız Türkiye'nin değil; (..) ABD'nin 'bürokratlaştırdığı' daha doğrusu parçaladığı, ülkelerin yaşadığı serencam gözler önüne seriliyor..." Attila İlhan, Cumhuriyet, 30.7.2004 * "Bilgi düzeyi ve feraset itibariyle yetersiz olanlar, işin kolayına kaçar. 'Bu adam bu kadar bilgiyi nereden alıyor?' der. Bilmezler ki, o aydınlar, herkes uyurken sabahlara kadar çalışmıştır." Arslan Bulut, Yeniçağ, 10.5.2004 * "Kitaptan ve belgelerden çıkarı sonuç; Kendini demokrat sanan 'siviller' örümceğin ağına düşmeye görsün!" Deniz Som, Cumhuriyet, 11.5.2004 * "Roman deseniz roman değil, ama romanmış gibi başdöndürücü bir ritimle ağır ağır sizi çağdaş yaşamın derinliklerine sürüklüyor. Adında korku var, gerilim var, serüven var, mistisizm var..." Öner Yağcı, Toplumsal Barış, Ağustos 2004 * "Bu eseri okumadan, STK'ler, küreselleşme, kürsel demokrasi konularında ileri süreceğimiz görüşlerin eksik olacağını bilmek zorundayız." Ali Sirmen,Cumhuriyet, 31.3.2005 * "Mustafa Yıldırım ülkemizdeki sivil toplum örgütleri skandalını, bunların perde arkasını belgelerle açıklıyor." Emin Çölaşan,Hürriyet, 31.10.2004 * "ABD -AB'nin 'model islâm ülkesi' muamelesi yaptığı Türkiye'ye yönelik zihinsel (!) yatırımlarını didikleyen bir çalışma... Baştan uyarayım: 'Ayku'nuza güvenmiyorsanız elinize almayın... Altında ezilme ihtimaliniz var." Selahattin Duman,Vatankitap, 11.8.2004 * "ABD ve Soros'un parasal destek sağladığı sivil toplum kuruluşlarının maskelerini iş işten geçmeden düşürmek, bence en önemli görev...Bu işi bugüne kadar en iyi şekilde 'Sivil Örümceğin Ağında' kitabı yaptı." Vural Savaş, Aydınlık, 8.5.2005 * "Bu kitabın her sayfası, bize indirilmiş şamar gibidir!" M.Emin Değer



GELİBOLU YARIMADASI'NDAN ENEZ'E SAROS

HİLMİ DİNÇER


Saros Körfezi Hilmi Dinçer'in kaleminden tarihi,jeolojik,biyolojik,kültürel ve turistik yönleriyle ele alınmış ve fotoğraflarla da takviye edilmiş,belgesel nitelikli bir eser. Kitap ayrıca 180 fotoğraf içeren bir CD ile de desteklenmiş. İsteme adresi : imbik@mynet.com Posta çeki hesabı: 1281104 3232175Gsm : 0505 629 40 51 Kitap satış ücreti : ( kargo dahil) 20 YTL.



Kuşatma / ABD'nin Truva Atı Fethullah Gü

Nurettin Veren


Fethullah Gülen Hareketi, Türkiye'nin kuşatılmasının hikayesidir. Dün, Türkiye Cumhuriyeti'nin her kurumuna sızarak yerleşen hareket, bugün muazzam bir güç haline gelmiştir. Medyadan, polis teşkilatına, ticari alanlardan, eğitim kurumlarına; hatta orduya kadar inanılmaz örgütsel ağlar oluşturmuştur.Bu son derece iyi düşünülmüş, iyi hesaplanmış ve büyük bir soğuk kanlılıkla hayata geçirilmiş bir kuşatma stratejisidir, islam, Fethullah Gülen Hareketi'nin bir yayılma taktiğidir. Dinin ulviliği terk edilmiş, din dünyevi bir araç, hatta rant haline getirilmiştir. Bir ülke



"MUSA'NIN ÇOCUKLARI"

Ergün POYRAZ


Ergün POYRAZ'ın, "MUSA'NIN ÇOCUKLARI - Tayip ve Emine" isimli kitabı, TOGAN Yayıncılık tarafından yayınlandı. Kitabı bütün yayınevleri, internet ve isteme adresinden (*) edinebilirsiniz... Kitapta, "Tayip ve Emine ERDOĞAN'ın doğumundan bugüne kadar olan hayat hikayelerini, Tayip ve AKP'nin İsrail, ABD ve İngiliz büyükelçisi ve istihbarat örgütlerinin desteğinde nasıl gelişip serpildiğini, ...Tayip'in Amerikan vatandaşlığı yanında, Arap kökenli olarak tanıttığı eşinin Arap değil, Yahudi soyundan geldiğini ibretle", okuyacaksınız. "Yasin El Kadı-Tayyip-Üsame Bin Laden, Tayip-Ülker, Yasin El Kadı-Ülker ilişkilerini" bulacaksınız... Tayyip'in "mal varlığındaki inanılmaz artışlar ile belediye başkanlığı maaşının yanında, belediye şirketlerinden aldığı huzur hakkı adı altında paraları görecek, belediye başkanlığı döneminde yapılanması hızlanan, geleceğin başbakanı ile cihat hazırlığının TBMM'de geldiği son safhanın neler olduğuna tanık", olacaksınız... Tüm bunlardan sonra, AKP genel başkan yardımcısı Murat MERCAN'nın, ABD'de düzenlenen bir toplantıda, CIA'nın Ortadoğu masası şefi Richard PERLE ve çevresine yazarı şikayet etmesini belki de doğal karşılayacaksınız.... (*) Kitabın İsteme Adresi: TOGAN YAYINCILIK Klodfare Cad. Memişoğlu Apt. 27/2 Sultanahmet /İSTANBUL Tel : 0212 518 23 28 - 518 22 96 - e-mail : terken@mynet.com



Fethullah Müslüman Mı?

Semih Tufan Gülaltay


Bu kitap bir araştırmacı gözü ile "Nurculuk ve Fethullah hareketi'nin tahlilidir. Bu kitap, Fethullah'ın kendisinden bile gizlemeye çalıştığı "sırrı"nı ortaya koyan belgedir. Bu kitap, Adolf Hitler'den sonra dünyanın başına musallat olmuş en tehlikeli adamın portresidir. Bu kitaptan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Bu kitaptan sonra ortaya çıkacak olan gerçekler ışığında oturup olayı bir daha irdelediğimizde, Türk Ulusu'nun nasıl bir uçurumun eşiğinden döndüğünü anlayarak 28 Şubat kararlarını alan iradeye bir defa daha minnettar olacağız.



Unutulanlar Dışında Yeni Bir Ş

Osman PAMUKOĞLU


Hakkâri ve Kuzey Irak Dağlarındaki Askerler "Siz savaşla ilgilenmeyebilirsiniz, savaş sizinle ilgilenir. Savaş kazananıda yorar. Ölüm her şeyi eşit yapan doğal sonuçturç Ölümden korkmayan ölmez; ölüm kendine koşanları hiçbir zaman vurmaz. Ölüm korkusu, ölüm acısından daha şiddetlidir. Ölüm teşkilatının bir anlamı yoktur. Size yol gösterdim de diyebilirsiniz, ama askeri manada emir vermedim. Kahramanlara emir verilmez."



Avrasyalı Olmak

Banu Avar


Bu kitapta, 2005 sonbaharıyla 2006 yazı arasında TRT’de yayınlanan Sınırlar Arasında adlı programda işlediğim 14 ülkeden gözlemleri, 14 ülkenin anılarını, acılarını ve masalsı kavuşmaları bulacaksınız… Bu ülkelerde mazlumların ve zalimlerin, küresel oyunların ağındaki duruşlarına şahit olacaksınız. Küresel imparatorluk hayali kuran efendilere kulluk edenlerle tanışacak, geleceğin aydınlığını yüreklerine sarmış halkları kucaklayacaksınız… Türkiye çevresinde yapılan yolculukların derlemesinden ibaret değil okuyacaklarınız. Dağıstan ve Azerbaycan’dan Balkanlara, Kıbrıs’tan turuncu darbelere sahne olan ülkelere, Ukrayna’ya, Kırgızistan’a uzanıyor yolumuz. Küresel güçlerin ikiyüzlülüğü en çok Batı Trakya’da, Filistin’de, Cezayir’de belgeleniyor… Sonra Asya’nın derinliklerinden Pakistan, Hindistan ve Kazakistan’dan geçip, okyanuslar aşıp yepyeni heyecanlarla buluşuyoruz. Avrasya’yla yakın bağlar kuran iki ülkeyle Venezuela ve Küba’yla umuda yelken açıyoruz. Gelin Kafkasya’dan Küba’ya, gerçek insanlarla ve dünya seçkinler kulübünün maskeli cemaatiyle tanışalım… Tarih boyunca birincilerin kalıcılığı, ikincilerin geçiciliği şaşırtıcıdır! Yelkenlerimizi ufkun ötesine doğru umutla dolduralım…




Hızlı Seçim
Köşe Yazarları
Hilmi DİNÇER
- İmbik
teşekkürler Saygı ve Başar ailesi
Tuna  SOYKAN
- Teshis
Longoz ormanları
Hüseyin  MÜMTAZ
- Kalk Borusu
MANDA, MANDACI, MANDACILIK (3)
Doç.Dr.Birol  ERTAN
- Arka Pencere
Sudoku ve siyaset
Neval  KAVCAR
- Gündemdekiler
PKK Açılımını Destekliyor musun?
Ersoy ÖNGÜN
- "Aklımdan Geçenler"
GüneyDoğu İçin Çözüm Önerileri‏
Ali İhsan  GÜRCİHAN
- Güne Bakış
Küresel Simonlar; Ankara ve Haliç'teki Simonlar
Nuri  YAŞAR
- Güncel
EZANLAR, 30 AĞUSTOS VE ÖZGÜRLÜK…
Özcan PEHLİVANOĞLU
- Balkan Rüzgarı
30 AĞUSTOS’TA TÜRK OLMANIN ZORLUĞU…
Prf.Dr. Ata ATUN
- ATASÖZÜ
NİHAYET
Reha  ÖREN
- SÖZ
Akepe’nin ve RTE’nin ardına sığınmak!
Süheyl  ÇOBANOĞLU
- Nokta
Balkanlarda Vahabi Tehlike
Burhan ÖZBEY
- Özbeylik
Hakim vwe savcılara güvenmemek
Sabahattin  TALU
- Yön
Özerklik, bayrak ve niyet
Müjdat  GÜRBÜZ
- Gözlem
BATI KALE TAMAM ,YA DOĞU ?

MERHABA RUMELİ

Anket 1
Aktif anket bulunmamaktadır.

Para Piyasaları       4.9.2010
  DÖVİZ ALIŞ DÖVİZ SATIŞ
 USD 1.4984 YTL. 1.5089 YTL.
 EUR 1.9228 YTL. 1.9363 YTL.

 

Trakya Haber |  Batı Trakya Haber |  Trakya Spor |  Balkan Haber |  Yurttan Haber |  Çevre-Sağlık |  Eğitim-Bilim |  Ekonomi |  Kültür-Sanat |  Dünya Haber |  Avrasya Haber | 

Trakya Net Haber'de yayınlanan her türlü haber ve yazı, kaynak belirtilmeden kullanılamaz.
Copyright by Trakya Net Haber 2004 - 2007 © | Created and hosted by chaglar