İslâmî değerlere, Batı Trakya Müslüman Türkleri’nin mukaddesatına saldırmayı ve aşağılamayı meslek edinen zihniyetin en tipik örneklerinden biri sayılan, İskeçe’de yayımlanan MAXHTHΣ gazetesi sahibi P.Papadopulos’un, küstahlıklarına bir yenisini daha eklediğine şahit oluyoruz.
Papadopulos’un bu ne ilk ne de son küstahlığı. Batı Trakya Müslüman Türklerini incitmek, yaralamak, aşağılamak onun için millî ve dini görev sayıldığından ibadet aşkıyla, büyük bir zevkle, ırkdaş ve dindaşlarının hasta duygularını tatmin etmeyi maharetle sürdürmeye devam ediyor.
2009 yılının son sayısında Batı Trakya Müslüman Türkleri Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Müftüsü Ahmet Mete’ye hakaret ve küfre varan ifadelerle aşağılayarak millî ve dinî görevini bir kez daha hakkıyle yerine getirmiştir.
Aslında uzun yıllardan beri yakından takip ettiğim, ahlâk, terbiye ve meslek etiğinden tamamen yoksun bir ruh hastasının, söylediklerini ve yazdıklarını kaale almaktan bu güne kadar özenle kaçındım.
Ancak gittikçe haddini aşan, her türlü ahlâk ve terbiye sınırlarını zorlaması, toplumumuzun vicdanını aşırı bir şekilde yaralaması ilk defa bu satırlarda, bu sözde gazetecinin yazdıklarının ve söylediklerinin tehlike boyutuna dikkat çekmek niyetiyle yer vermeyi toplumsal ve meslekî bir görev olduğunu düşünüyorum.
Herkes çok iyi biliyor ki, bu hasta ruhlu zihniyetin derdi ve problemi Müftü Mete ile değildir. Yıllardan beri sürdürdüğü çirkin yayın politikasından da anlaşılmaktadır. Bu hasta ruhlu zihniyetin asıl sorunu Batı Trakya Müslüman Türklerinin varlığı, asil duruşu, tarihine ve mukaddes değerlerine bağlılığıdır.
Batı Trakya Müslüman Türkleri Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Müftüsüne hakaret ederek ve aşağılayarak, Mete’nin şahsında, Batı Trakya Müslüman Türklerine ve onların mukaddes değerlerine hakaret ve aşağılama sayıldığını ya cehaletinden dolayı bilmiyor, ya da bilerek, kışkırtma ve toplum düzenini bozma maksadıyla yapılıyor.
Bütün bu hakaret ve aşağılamaları yapma gerekçeleri ise ‘Ekümenik’ Patrik efendiye sahip çıkma ve savunma bahanesine sığınmaktadır. ‘Ekümenik’ patrik ve İskeçe Mitropoliti, bölgemize hakim olan ırkçı Yunan Ortodoks zihniyetle zehirlenmiş evlâtlarıyla iftihar edebilirler.
Gerek Mitropolit, gerkse ‘Ekümenik’ Patrik Efendi yıllardan beri Batı Trakya Müslüman Türklerine reva görülen haksızlık ve zulümlerden herkesten daha fazla haberdar oldukları bilinmektedir. Mitropolinin bünyesinde ve bölgemizin diğer kurum ve kuruluşlarında, bölgemizin ve Batı Trakya Müslüman Türklerinin, gelişmemesi ve kalkınmaması için gece gündüz faaliyet gösterenlerin çoğu, Patrikhanenin gizli ve açık destekleriyle yetiştirilmiş uzman İslâm Türk düşmanları oldukları bilinen bir gerçektir.
Bu minvalde yazılacak çok şeyler var. Şimdilik son söz olarak bu zihniyetteki sorumsuz kişilerin başka din ve milletlerle ilgili yaptıkları hakaret ve saldırılardan, yukarıda belirttiğim gerekçelerle en başta ‘Ekümenik’Patrik , Mitropolit ve sırasıyle toplumun düzenini korumakla mükellef olan organlar sorumluluktan kurtulamazlar. Özellikle bu tür hakaret ve saldırıları destekleyecek ve cesaret verecek tutum ve davranışlardan uzak durulması gerekir.