TRAKYA NET HABER
  Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfası Yap İletişim
  
TNH  
   ANA SAYFA
  Trakya Haber
  Batı Trakya Haber
  Trakya Spor
  Balkan Haber
  Yurttan Haber
  Çevre-Sağlık
  Eğitim-Bilim
  Ekonomi
  Kültür-Sanat
  Dünya Haber
  Avrasya Haber
  DOSYALAR
  KİTAPLAR
  KÜNYE
  İLETİŞİM
 En Çok Okunanlar
TARAF GAZETESİ'NDEKİ TOPLANTIYA DİKKAT!

TRAKYA ÜNİVERSİTESİ BAHAR ŞENLİKLERİ BAŞLADI

TÜ'DEN ''SEÇİM ANKETİ'' AÇIKLAMASI

POLİS OKULU SINAVLARI İPTAL EDİLDİ

KEY MAĞDURLARI

keşan tarihi

AVRASYA

meyhane kulturu

BATI TRAKYA DERGİSİ

tika

ata

LÜBNAN (DA) TÜRKİYE’DEN “TAM AÇILIM” İSTİYOR

 
 
LÜBNAN (DA) TÜRKİYE’DEN “TAM AÇILIM” İSTİYOR
- Miray VURMAY
 
 
Türk dış politikasının “yeni konsepti” gereği Arap ülkeleri ile ilişkilerde yaşanmaya başlanan yoğun trafiğin son duraklarından biri de, Ortadoğu’nun her anlamda en karmaşık ülkesi olan Lübnan oldu.

Yıllarca iç savaş, savaş ve işgal kavramları ile yoğrulan Lübnan, hem siyasi hem de toplumsal anlamda toparlanmaya başlamışken 2005 yılında eski başbakan Refik Hariri’nin suikasta kurban gitmesi ile yeniden aynı kavramlarla karşı karşıya kaldı. Nitekim ülkede siyasal anlamda milat olarak kabul edilen Hariri Suikastı sonrasında yaşanan siyasi buhran, zincirleme bir şekilde devam eden siyasi suikastlar ve 2006 yazında yaşanılan İsrail-Hizbullah Savaşı ile pekişti(rildi). Hal böyle olunca da Lübnan siyasi sisteminin artık kronik bir hastalığı haline gelmiş olan istikrarsızlık ve kaos yeniden siyasal sisteme hakim oldu. Ülke, uzun yıllar boyunca kendisini hissettiren, din-mezhep ayrılıklarının yanı sıra bir de Batı yanlısı-Batı karşıtı olarak ayrıştı. Bu ayrışma(lar) sadece iç değil dış sorunları da beraberinde getirdi. Yine birçoğu iç politikadaki dinamiklere bağlı olmakla birlikte Lübnan bölgesel sorunlarla gündeme geldi. İsrail ile uzun yıllardır süregelen savaş, çatışma durumlarını bir kenara bırakırsak bu sorunların en ön planda olanları kuşkusuz ki Suriye ve İran ile kimi zaman direk kimi zaman da dolaylı olarak yaşanan sorunlardı. Hatta öyle ki yıllarca vesayeti altında kaldığı Suriye’ye karşı ciddi bir muhalefet başlatan Batı yanlısı gruplar/partiler hükümette ağırlıklarını koyunca ilk iş Suriye’nin Lübnan ile tüm bağlarını koparmasını sağlamak için uluslararası alanda ciddi lobi çalışmasına giriştiler ve baskılar sonucunda Suriye Lübnan’daki askeri varlığını tümüyle geri çekmek zorunda kaldı. Ancak Lübnan’da kendisini 14 Martçılar olarak tanımlayan söz konusu Batı yanlısı grubun Suriye’ye karşı takındığı sert muhalif duruşu geri çekilme sonrasında da devam etti. Aynı zamanda grubun lideri de olan öldürülen Rafik Hariri’nin oğlu şimdiki Lübnan başbakanı Saad Hariri, babasının ölümünden sorumlu tuttuğu Suriye’ye karşı her alanda, her anlamda karşıt politikalar izlemeye devam ediyor. Bir yandan da bölgesel ilişkilerini güçlendirme politikası izleyen oğul Hariri, diplomasi trafiğini canlı tutmaya çalışıyor.
 
İşte böylesine bir ortamda Lübnan başbakanı Saad Hariri 10-11-12 Ocak 2010 tarihlerinde Türkiye’ye oldukça geniş çaplı bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret geniş çaplıydı çünkü Hariri, Türkiye’de sadece siyaset değil ekonomi dünyasından da son derece önemli isimlerle bir araya geldi. Hükümetteki ekonomi kurmaylarının yanı sıra özel sektörün önde gelenleri ile de görüşen Hariri, TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) ve DEİK (Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu) ile yani iş dünyası ile de görüşmelerde bulundu.
 
Ziyaretin “stratejik derinliği”
 
Gelelim ziyaretin her iki tarafın dış politik yaklaşımları çerçevesindeki analizine. Türkiye açısından bakıldığında, Hariri’nin Türkiye ziyaretinin, Ahmet Davutoğlu’nın Dışişleri Bakanlığı’na getirilmesi ile birlikte iyiden iyiye hız verilen “stratejik derinlik” yaklaşımının bir uzantısı olarak görünse de aslına bakılırsa çok boyutlu bir nitelik taşımakta. Zira “Stratejik Derinlik” yaklaşımı çerçevesinde ilkin Ortadoğu’da derinleştirilmeye çalışılan stratejik ilişkiler kapsamında Lübnan her ne kadar Türkiye’nin yoğun ilişkiler içerisinde olduğu bir ülke olarak görülmese de bölgesel “liderlik” özellikle de Arap Ortadoğusu’na “rol-model” olma güdüsü işin içine girince Lübnan’la da ilişkilerin derinleştirilmesi gereği duyulmuş görünüyor. Bu perspektiften bakılınca Ortadoğu genelinde, Arap dünyası özelinde izlenen “aktif dış politika”nın bir parçası olarak görülebilir. Nitekim daha önce aynı politik anlayış çerçevesinde Suriye, Libya ve Ürdün ile yapılan dostluk, işbirliği ve ticaret anlaşmalarının neredeyse aynısı Lübnan’la da imzalandı. Yine adı geçen ülkelerle karşılıklı olarak kaldırılan vize uygulamasının aynısı Lübnan için de geçerli oldu. Yani Türkiye için, söz konusu ziyaret genel anlamda işleyen politik zincirin halkası olarak yorumlanabilir.
 
Ancak ziyarete Lübnan açısından bakıldığında durum ciddi anlamda farklılaşıyor. Son dönemde karşılıklı ziyaretlerle ilişkiler yumuşatılmaya çalışılsa da yukarıda da zikredildiği üzere halen Suriye karşıtı bir duruş sergileyen Lübnan hükümeti, Suriye’nin dış dünyaya açılmaya yönelik attığı adımlardan rahatsızlık duyuyor. Bu bağlamda Suriye’nin özellikle Türkiye ile kurduğu ilişkiler Lübnan tarafından dikkatle izleniyor. Suriye’nin içinde bulunduğu ABD-Batı kaynaklı baskı döngüsüne karşı Türkiye’yi nefes borusu olarak görmesi ve bu yönde görece başarılı adımlar atması Lübnan’ın derhal harekete geçmesine neden oldu ve bu süreçte Lübnan’ın Türkiye ziyareti gerçekleşti. Suriye ile imzalanan anlaşmaların tamamının Lübnan ile de imzalanması istenildi, Suriye ile olduğu gibi vizeler kaldırıldı ve Başbakan Hariri Türkiye’den Lübnan ile “tam açılım” yapılmasını isteyerek niyetini açıkça ortaya koymuş oldu. Görüldüğü üzere Saad Hariri’nin Türkiye-Lübnan ilişkilerinin geliştirilmesi konusundaki istekleri ve hedefleri salt “ikili ilişkiler” çerçevesinde değerlendirilmemeli. İşin içinde Suriye’nin de olduğu ve hatta bölgesel güç dengelerinin de olduğu göz ardı edilmemeli.
 
Ziyaretin göz ardı edilmemesi gereken bir diğer boyutu da kişisel ticari çıkarlar boyutu. Arap dünyasının en zengin ailelerinden biri olan Haririlerin sahibi olduğu Oger Grubu Türkiye’deki özelleştirmelerle uzunca bir süredir yakından ilgileniyor. Hatta hali hazırda, özelleştirilen Türk Telekom’un %55’ine sahip olan Hariri ailesi, ardından MNG Bank’ı satın alarak Türkiye’deki yabancı yatırımcılar arasında önemli bir yer edinmiş durumda. İşte bu noktada Lübnan Başbakanı sıfatı bir yana “iş adamı” sıfatıyla Saad Hariri’nin Türkiye ziyaretini, yaptığı görüşmeleri bir kez daha, bir de bu yönden düşünmek gerekiyor. Zira Arap basınında ve iş çevrelerinde Hariri’nin Türkiye’de yeni hedefleri olduğu, yeni özelleştirmeleri dört gözle beklediği, özellikle de yakın dönemde özelleştirilmesi öngörülen otoyollara talip olacağı, enerji alanında yatırımlar yapmayı planladığı, hava yolu sektörüne girmek istediği ve daha da önemlisi Telekom’un geri kalan hisselerini de almak istediği belirtiliyor.
 
Sözün özü Lübnan başbakanının Türkiye ziyareti birçok konuda olduğu gibi sadece aynadan yansıyan görüntülerden ibaret değil. Görünen ve görünmeyen yönleriyle ilişkiler ciddi anlamda farklı boyutlar içeriyor. Bu bağlamda hem Lübnan-Türkiye ilişkilerini hem de Hariri-Türkiye ilişkilerini dikkatle izlemek gerekiyor. Öyle görünüyor ki, önümüzdeki dönemlerde, Lübnan’lı ya da Lübnan’sız; işadamı ya da başbakan sıfatıyla Saad Hariri ismini Türkiye’de daha çok duyacağız…
_______________________________________________
[*] 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Ortadoğu Araştırmaları Bölümü Bilimsel Danışmanı.

Kaynak : http://www.21yyte.org


Haber Tarihi: 01.02.2010 09:48:48

.

 

Yazdırılabilir Sayfa
Yorum Yaz
Rumuz:
E-Posta: *Gizli tutulacaktır.


Okuyucu Yorumları
Bu habere henüz yorum girilmemiştir..


Diğer Haberler
04.09.2010 22:33:01- TACİKİSTAN2 DA DARBECİ MAHKUMLAR FİRAR ETTİ
28.08.2010 09:25:29- ULANBATOR 25. ZİHİNSEL ENGELLİLER OKULU’NUN TEFRİŞATI TAMAMLANDI
28.08.2010 09:21:48- TİKA İLE EİT ARASINDA AFGANİSTAN’IN YENİDEN İMARINA İLİŞKİN PROTOKOL İMZALANDI
20.08.2010 23:22:39- TİKA PAKİSTAN KOORDİNASYON OFİSİ FAALİYETLERİNE BAŞLADI
20.08.2010 23:21:14- AFGANİSTAN’DAKİ MEVLANA EVİ TİKA TARAFINDAN RESTORE EDİLİYOR
20.08.2010 21:44:32- KIBRIS’IN KOSOVA’DAN FARKI NE?
18.08.2010 22:52:42- ABD IRAK' TA ENKAZ BIRAKARAK ÇEKİLİYOR
17.08.2010 00:45:05- İRAN İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI MI?
17.08.2010 00:44:14- 99 UÇAN BALON VE SAVAŞA GİDEN YOL
17.08.2010 00:43:17- İSRAİL’İN DOSTLARI VE İSRAİL’İN DÜŞMANLARI…
17.08.2010 00:42:17- SUUDİ ORDUSU BÖLGENİN GELECEĞİNİ ETKİLEYECEK
17.08.2010 00:41:11- HARİRİ’Yİ KİM ÖLDÜRDÜ?
15.08.2010 17:53:17- RUSYA'DAN İRAN'A NÜKLEER YAKIT
15.08.2010 17:52:33- İŞKENCE GÖREN ERMENİ ASKER AZERBAYCAN'A SIĞINDI
15.08.2010 17:51:25- RUSYA, ABHAZYA'YA S-300 YERLEŞTİRDİ
15.08.2010 17:50:37- KIRGIZİSTAN'DA İKİNCİ ABD ÜSSÜ TARTIŞMASI
15.08.2010 12:51:39- MAVİ MARMARA-İSRAİL VE TÜRKİYE
15.08.2010 12:47:08- İSRAİL LÜBNAN’DA İNTİKAM PEŞİNDE Mİ?
15.08.2010 12:44:53- AZERBAYCAN RUSYA-ERMENİSTAN DOĞALGAZ BORU HATTINI ALIRSA NE OLUR?
13.08.2010 08:14:20- İRAN' A ABD Mİ İRSAİL Mİ SALDIRACAK
08.08.2010 21:20:09- MACARİSTAN' DA DÜNYA TÜRK KURULTAYI
08.08.2010 00:36:35- İSRAİL'İN İŞİ ZOR
05.08.2010 22:42:54- İSRAİL-LÜBNAN ÇATIŞMASININ ARKA PLANI
04.08.2010 21:28:35- UKRAYNA’NIN GELECEĞİ AVRASYA DENKLEMİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ
04.08.2010 21:22:41- EJDERHADAN KİM KORKMALI?
04.08.2010 21:07:16- AFGANİSTAN’DA SİVİL KAYIPLAR ARTIYOR
03.08.2010 23:44:32- DOĞTAŞ BAKÜ' DE
26.07.2010 23:33:24- İSRAİL’İN EKSENİ DEĞİŞİYOR!
26.07.2010 23:29:23- AP’NİN KIBRIS SABOTAJI
26.07.2010 23:28:37- BANA NE ERMENİSTAN’DAN?
26.07.2010 23:27:27- ERMENİSTAN NEDEN REFERANDUMA GİTMİYOR?
26.07.2010 23:26:36- AĞRI DAĞI MASALI…
26.07.2010 23:25:30- TÜRKİYE ORTA ASYA’DA İSTİKRARIN YANINDA
25.07.2010 22:02:09- BARZANİ-ZEBARİ VE PKK'YLA ÖRTÜŞEN "KÜRT DEVLETİ" KURMA HAYALLERİ
25.07.2010 17:54:39- KABİL’DE İNŞA EDİLECEK KÖPRÜLÜ KAVŞAĞIN TEMELİ TÖRENLE ATILDI
25.07.2010 09:51:49- TÜRKİYE-GÜRCİSTAN-AZERBAYCAN KONFEDERASYONU MÜMKÜN MÜ?
23.07.2010 22:19:22- AFGANİSTAN’DA SİVİL KAYIPLAR ARTIYOR
23.07.2010 22:16:41- EJDERHADAN KİM KORKMALI?
16.07.2010 23:27:04- KIRGIZİSTAN FELAKETİNDEN DOĞAN “KIRGIZ-ÖZBEK DAYANIŞMASI”
16.07.2010 23:07:43- KIRGIZİSTAN’DA “ÜSLER” SAVAŞI

 


Hızlı Seçim
Köşe Yazarları
Hilmi DİNÇER
- İmbik
BU ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ VE DOLASIYLA, BU REFARANDUM YAPILMAMALIYDI!..
Tuna  SOYKAN
- Teshis
Longoz ormanları
Hüseyin  MÜMTAZ
- Kalk Borusu
AŞK OLSUN SANA AZERBAYCAN
Doç.Dr.Birol  ERTAN
- Arka Pencere
KIBRIS ŞİMDİ GERÇEKTEN SATILIYOR
Neval  KAVCAR
- Gündemdekiler
Seçim Güvenliksiz Yine Sandığa
Ersoy ÖNGÜN
- "Aklımdan Geçenler"
GüneyDoğu İçin Çözüm Önerileri‏
Ali İhsan  GÜRCİHAN
- Güne Bakış
Küresel Simonlar; Ankara ve Haliç'teki Simonlar
Nuri  YAŞAR
- Güncel
EZANLAR, 30 AĞUSTOS VE ÖZGÜRLÜK…
Özcan PEHLİVANOĞLU
- Balkan Rüzgarı
HAKAN ŞÜKÜR,TRT VE FAŞİZM…
Prf.Dr. Ata ATUN
- ATASÖZÜ
RMMO Belgeleri Açıklanmalı
Reha  ÖREN
- SÖZ
Akepe’nin ve RTE’nin ardına sığınmak!
Süheyl  ÇOBANOĞLU
- Nokta
DEVLETİ SULANDIRMAK
Burhan ÖZBEY
- Özbeylik
Simonlaşmak mı, şahlanmak mı?
Sabahattin  TALU
- Yön
Özerklik, bayrak ve niyet
Müjdat  GÜRBÜZ
- Gözlem
SONBAHAR GELİYOR

MERHABA RUMELİ

Anket 1
Aktif anket bulunmamaktadır.

Para Piyasaları       9.9.2010
  DÖVİZ ALIŞ DÖVİZ SATIŞ
 USD 1.5022 YTL. 1.5129 YTL.
 EUR 1.9166 YTL. 1.9301 YTL.

 

Trakya Haber |  Batı Trakya Haber |  Trakya Spor |  Balkan Haber |  Yurttan Haber |  Çevre-Sağlık |  Eğitim-Bilim |  Ekonomi |  Kültür-Sanat |  Dünya Haber |  Avrasya Haber | 

Trakya Net Haber'de yayınlanan her türlü haber ve yazı, kaynak belirtilmeden kullanılamaz.
Copyright by Trakya Net Haber 2004 - 2007 © | Created and hosted by chaglar