Orta Doğu hakkında haber yazmak için araştırmak, öğrenmek yetmez. Her gazeteci her konuda haber yapabilir. Ama çok az gazeteci Orta Doğu hakkında yazabilir. Çünkü Orta Doğu hakkında yazmak hüner ister. Çünkü Orta Doğu farklıdır; Dünyanın başka yerlerine benzemez.
Orta Doğu hakkında bir yazının yazılması kadar, basılması da önemlidir. Eğer hüner sahibi değilseniz, zaten yazdığınız yazının basılması mümkün değildir. Onun için bu yazı sizi -eğer Orta Doğu hakkında yazabilmek ve yazdıklarınızı basılı görmek istiyorsanız- kılavuz olarak hazırlanmıştır.
Unutmayın; Orta Doğu’da her zaman “saldıran” Araplardır. Ayrıca sakın yazınıza eklemeyi unutmayın; Her ne olduysa olsun, “İsrail kendini koruma hakkını kullanmaktadır”.
Bu noktada aklınız biraz karışabilir, önemsemeyin. Hatta farklı düşünebilirsiniz, düşünmeyin. Filistinliler veya Araplardan söz ediyorsanız, yanlışlıkla “kendini koruma hakkından” söz etmeyin. Ederseniz, “kavram hatası” olur. Bunun yerine “saldırı” kelimesini tercih edin.
Ayrıca aklınızda olsun; İsrail hakkında yazıyorsanız “saldırgan” değil, “kurban” veya “mağdur” demelisiniz! Aynı şekilde Hamas ve Hizbullah üyelerinden veyahut herhangi bir Araptan söz edecekseniz, “sanık”, “şüpheli” veya “zanlı” diyebilirsiniz.
Söz konusu olan bir savaş, çatışma veya katliam ise, Araplardan “sivil” diye söz etmekten kaçının. Çünkü genellikle sivil olmadıkları varsayılır ve “terörist” nitelendirmesiyle beraber yazılırlar.
Bundan başka İsrail’in “meşru müdafaa hakkı” ve “kendini savunma hakkı” olduğu gibi, Filistinliler ve Arapların da “terörizmi” vardır, her zaman bol bol vurgulamak gerekir.
Yazınızı belirli bir kelime sayısında yazmak zorundaysanız, yazıda her Hamas veya Hizbullah geçtiğinde “radikal İslamcı terör örgütü” ifadesini ekleyin. Daha da uzatmanız gerektiğinde de “”Suriye ve İran’dan destek ve mali yardım alan” diye yazın. Bu ifadeler yazılarınızı inandırıcı ve güvenilir kılar.
Ama yazınızı inandırıcı ve güvenilir kılmaya çalışırken, hata yapmayın; İsrail hakkında “ABD’den destek ve mali yardım alan radikal Yahudi din devleti” diye yazarsanız, yazı olduğu gibi çöpe gider.
Size sizi ve yazınızı “sempatik” kılacak bir yol daha önereyim; Eğer yazınızda İsrail’den söz edecekseniz, “işgal altındaki bölgeler”, “BM kararları”, “insan hakları”, “Cenevre Konvansiyonu”, “Apartheid politikası”, “katliam”, “soykırım” ve “şiddet” geçmesin. Sizi sevmezler.
Onun yerine Araplardan “sivillerin arkasına saklanan korkaklar” diye söz ederseniz, daha yerinde olur. Tıpkı her İsrailli öldüğünde “cinayet” veya “katliam”, her Arap öldüğünde ise “cezalandırma” ve “tesirsiz hale getirme” olduğu gibi.
Eğer İsrail “saldırırsa” (öyle demeyelim de, askeri bir eylem yaparsa diyelim) onun adı “gerekli bir müdahaledir”. Eğer harekete geçen taraf (burada saldıran diyebiliriz) Araplarsa “katliam”, “intihar saldırısı” ve “kitlesel cinayet” demek tercih edilir.
Yazınızda İran, Hamas ve Hizbullah liderlerinin sözlerine yer verecekseniz, bu kişilerin isimlerinin başına “İsrail’i haritadan silmek isteyen” diye yazmayı unutmayın. Ayrıca hepsinin nükleer silah peşinde olduğunu yoruluncaya kadar tekrar ve tekrar yazın. Ama “İsrail” ve “nükleer” kelimelerini aynı cümle içinde kullanmayın.
Yazınızda İsrailli politikacıların adları yer alıyorsa, orada “Filistinlileri, Arapları ve bütün Müslümanları haritadan silmek isteyen” diye yazmayın, ayıplanırsınız.
Ayrıca her İsrail’e değinen yazıda muhakkak “İsrail’in var olma hakkından” söz edin. Ama unutmayın, bu sadece İsrail söz konusu olduğunda geçerlidir. Bir de unutmayın, İsrail Orta Doğu’daki “tek gerçek demokrasidir”.
Bundan başka Arap ülkelerinde düşünce özgürlüğü yoktur, inanç özgürlüğü yoktur, kadınlar ezilir. Zaten Araplar savaş yanlısıdır, fanatiktir ve tehditkârdır.
İsrailli yetkililerin sözlerini tırnak içinde verin ve devamında “belirtti”, “olduğunun altını çizdi” diye yazın. Çünkü İsrailliler her zaman doğruyu söyler. Eğer Arap yetkililerin sözlerini kullanacaksanız, tırnak içinde vermeyin. Çünkü önemsizdir. Sözün sonunda da “öne sürdü”, “iddia etti” diye bir ekleme yapın.
Bu tavsiyelere uyarak yazacağınız her yazı sizi daha fazla “sorumluluklarının bilincinde” kılar, daha “araştırmacı-gazeteci-yazar” olursunuz. Belki ödüller bile alırsınız!