TRAKYA NET HABER
  Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfası Yap İletişim
  
TNH  
   ANA SAYFA
  Trakya Haber
  Batı Trakya Haber
  Trakya Spor
  Balkan Haber
  Yurttan Haber
  Çevre - Sağlık
  Eğitim - Bilim
  Ekonomi
  Kültür - Sanat
  Dünyadan Haber
  Avrasya Haber
  DOSYALAR
  KİTAPLAR
  KÜNYE
  İLETİŞİM
 En Çok Okunanlar
EDİRNE' DEN HABERLER

KIRKLARELİ'NDEN HABERLER..

TEKİRDAĞ'DAN HABERLER...

KIRKLARELİ' NDEN SPOR HABERLERİ...

TEKİRDAĞDAN SPOR HABERLERİ...

keşan tarihi

AVRASYA

meyhane kulturu

BATI TRAKYA DERGİSİ

tika

ata

ORTA ASYA’DA ASKERİ GÜÇ BİRLİĞİ VE SON GELİŞMELER

 
 
ORTA ASYA’DA ASKERİ GÜÇ BİRLİĞİ VE SON GELİŞMELER
 
Ali KÜLEBİ
 
 
Dünyanın enerji kaynakları açısından olduğu kadar stratejik açıdan da kilit noktası olan Orta Asya’da süper güç ABD ve süper güçten düşen ve ama yeniden bu doğrultuda çabalar gösteren Rusya Federasyonu arasındaki yarış sürüyor.

ABD'nin Orta Asya üzerindeki çabalarından rahatsız olan Rusya, 1996 yılında Çin'i ve dört Türkistan ülkesini yanına alarak Şanghay İşbirliği Örgütünü (ŞİÖ) kurmuştu. 2001 yılında da Örgüte Özbekistan katıldı.

Son yıllarda başarılı adımlar atan, Orta Asya'da güvenliğin sağlanması, sınır sorunlarının çözümlenmesi gibi konularda kendini kanıtlayan bu örgütün siyasal anlamda da güçlendiği süreç içinde ortaya çıkmıştır. Hindistan, Pakistan, İran gibi Asya'nın önemli ağır toplarının da sonradan gözlemci olarak örgüte katılma ihtiyacını hissetmeleri önemli bir olgu ve ŞİÖ'nün yükselen gücünün kanıtıydı. Hatta kimi zaman ŞİÖ'nün gelecekte NATO'ya alternatif bir kuruluş olabileceği yorumlarının çıkması bile bu örgütün başarısının bir kanıtıdır.

Ne var ki “Asya Asyalılarındır” felsefesi ile ortaya çıkan bu örgütün süper güç ABD ve NATO'ya karşı bir denge mekanizması olabilmesi için eksik olan önemli bir unsurun söz konusu olduğu da öteden beri biliniyordu. Bu unsur da müşterek bir askeri güç eksikliğiydi.  

ORTA ASYA ÜLKELERİNİN ASKERİ AÇIDAN RUSYA BAĞIMLILIĞI 

Geçmişte her biri ayrı bir Sovyet Cumhuriyeti olan Türkistan ülkeleri bağımsızlıktan sonra askeri açıdan tamamen Rus teçhizatı, eğitimi ve kadro sistemi ile kuruluş ve mevcudiyetlerini sürdürmüş iseler de, siyasal ve askeri anlamda Rusya'nın yüzde yüz kontrolü ve uydusu olmadılar. Hatta ABD'nin bir denge unsuru veya seçenek olarak siyasal alanda bu coğrafyada ortaya az veya çok derecede çıkmış olması, bu ülkeleri bir anlamda Rusya'ya kayıtsız şartsız bağımlı olmaktan çıkartmıştır. 

Buna rağmen Türkistan ülkelerinde belli bir Rus askeri etkisinin hala süregeldiğini söylemek de mümkündür. Bu bağlamda birçok nedenden de bu ülkelerin silahlı kuvvetlerinin hantallığı, geri kalmışlığı, teknolojik yetersizliği açıktır. Askeri anlamda bağımlılıkları ortada olan Türkistan ülkeleri ancak parasal olanakları el verdiği ölçüde ve Rusya'nın da siyasal hesapları çizgisinde ordularını modernize edebilirler.  

Türkistan ülkelerinin askeri açıdan dışa bağımlı olmaları ve mali yardım gereksinimi duymaları bu bağlamda söz konusuyken, dünyanın yükselen gücü Çin'in bile askeri açıdan Rusya'ya bağımlılığı söz konusudur. Çünkü Silahlı Kuvvetlerini hızla modernize etmekte olan Çin'in teknolojik olanaklarını ve özellikle havacılık ve elektronik askeri sistemler konusundaki eksikliğini birinci dereceden telafi eden ülke Rusya Federasyonudur.  

Hele 1989'dan bu yana AB ve ABD tarafından Çin'e uygulanmakta olan silah ambargosu Çin'in Rusya'ya ciddi ölçüde bağımlılığını sürdürmesinin nedenidir. Yani Rusya Federasyonu ileri teknoloji tedarikinde Çin açısından birincil önemdedir.  

Bu bağlamda Çin'in Rusya'dan, SU-27 uzun menzilli av önleme uçakları, havada yakıt ikmali sağlayan tanker uçaklar ve konvansiyonel denizaltılar üretimi için sağladığı teknoloji transferi yaşamsaldır. Yine Çin'in geliştirdiği Luyang – I destroyerlerinin silah ve elektronik sistemleri ile motorlarının daha önce satın alınan Rus Sovremenni sınıfı destroyerlerinin kopyası olduğu da unutulmamalıdır.  

Geliştirilen Çin Askeri Doktrini ciddi ölçüde yeni teknoloji transferi ihtiyacı duyarken Çin'in Rusya ile askeri ve siyasal ilişki boyutlarının daha uzun yıllar süreceği açıktır. 

İşte bu nedenlerle Türkistan ülkeleri, başka seçenekleri olmadığı için Rusya ile askeri ilişkilerde daha sıkı ve farklı adımlar atmaya hazırlanıyorlar. Aynı şekilde Çin de ihtiyaç duyduğu sofistike teknolojik edinim mecburiyetinden dolayı Rusya'ya muhtaç. Yani Rusya uzun bir süre daha Sovyetler Birliği'nden devralmış olduğu ileri askeri ve teknolojik miras nedeniyle hem Türkistan'da daha etkin olacak hem de Çin'i de kendine bağlayacak. İşte bu husus son zamanlarda Şanghay İşbirliği Örgütü'nün giderek güçlenmesini sağlayan ve daha da sağlayacak bir realiteyi ortaya çıkarmakta.  

ORTA ASYA'DA OLUŞAN YENİ ASKERİ İTTİFAK  

Her ne kadar Çin'in Rusya'ya askeri teknoloji bağımlılığı söz konusu ise de Çin'in siyasal ve ekonomik açıdan ABD ile olan ilişkilerine de önem verme gereğinin ortada olduğu da unutulmamalıdır. Çin izlediği politikada Rusya ile olan ilişkilerini dengeli ve ölçülü tutma durumundadır. Bu nedenle ŞİÖ tarafından düzenlenen askeri tatbikatlara geçmişte Rusya ve Çin'in ciddi güçlerle katılmasına karşın Çin'in son zamanlardaki isteksizliği nedeniyle bu yılki askeri tatbikat son derece sönük geçmiştir.  

Çin'in bu geri adımı ise Rusya Federasyonu'nun yeni bir politika izlemesine neden olmuştur ki bu gelişme öncelikle ABD'yi, ikincil derecede de Çin'i kaygılandırabilir.  

Çünkü Rusya Şubat 2009'da, daha önce kurulmuş Kollektif Güvenlik Anlaşması Organizasyonu bünyesinde bir Acil Müdahale Gücü kurulacağına dair açıklamada bulundu. Bu yeni plana göre Kollektif Güvenlik Örgütü üyelerinden Türkmenistan hariç hepsi yeni Acil Müdahale Gücü'ne katılacaktı.  

Bu yeni gücün, üye ülkelerin maruz kalabilecekleri dış tehditlere karşı olması, teröre karşı ortak operasyonları düzenlemesi, organize suç örgütleri ve uyuşturucu ticaretine karşı mücadelede bulunması öngörülüyordu.  

Her ne kadar Türkistan ülkelerinin bu tür bir askeri güce hemen katılabilme hazırlıkları çeşitli zorluk ve tereddütler içermekteyse de, Rusya'nın bu askeri güçten büyük ümitler beslediği açıktır. Çünkü Rusya Devlet Başkanı Medvedev, söz konusu yeni gücün NATO'dan daha zayıf olmayacağına işaret etmiştir. Bu amaçla ilk kademede Rusya bu yeni güce, bir Hava İndirme Tümeni ile bir Taarruz Tugayı tahsis ettiğini açıklamıştır. Bu atılan adımdan sonra da Kazakistan'ın bir Tugay ve Kırgızistan ve Tacikistan'ın da muhtelif Taburlar ile güce katılması beklenmektedir. Böylelikle Acil Müdahale Gücü'nün askeri kuvveti yirmi bini bulabilecektir. Özbekistan bu güce katılmaya çekimser kalmış ve buna gerekçe olarak Kollektif  Güvenlik Anlaşması Organizasyonu'nun bir bütün olarak etkinliği ile ilgili süphelerini dile getirmiştir. Ancak her durumda teşkil edilecek bu yeni gücün ŞİÖ'nün büyük bir eksikliği olan askeri güç unsurunu tamamlayacağı ortadadır.  

YENİ ASKERİ GELİŞMENİN SİYASAL SONUÇLARI  

Bu yeni oluşumun bazı olumlu sonuçları kısa sürede ortaya çıkmış olduğu gibi gelecekte daha da yeni gelişmeler beklenmelidir.  Bu bağlamda dünyada hem Amerikan, hem de Rus askeri üslerine sahip olan Kırgızistan Rusya ile kuvvetlendirdiği askeri ilişkiden ve Rusya'dan iki milyar dolarlık askeri yardım vaadinden hemen sonra ABD'ye Manas Hava Üssü'nü terk etmesini bildirmiştir. Yaklaşık bin kişilik bir Amerikan askerinin konuşlandığı bu üs uzun süredir Amerikan uçaklarının Afganistan operasyonlarında yakıt ikmali ve Afganistan'a sevk edilen lojistik malzeme açısından önemli bir rol ifa ettiği için ABD açısından hayati öneme taşımaktadır. 

Hele Rusların bu yeni anlaşma ile Bişkek yakınlarındaki Kant Hava Üssü’nü yenilemeye karar verdiklerini açıklaması ABD'yi iyice telaşa düşürmüş ve ABD Kırgızistan'da kalabilmek için bu ülkeye yeni mali ve askeri vaatlerde bulunmuştur. Bunun üzerine Kırgızistan Manas Üssünün ABD tarafından kullanılmasının sürmesine rıza göstermiş ve karşılığında üs için aldığı kirayı 60 milyon Dolar'a çıkarırken, 117 milyon Dolarlık bir ek askeri yardım vaadi de almıştır. 

Bu gelişmeler olurken Rusya da bir yandan Kant Hava üssünü yenileyip takviye ederken öte yandan da buradaki özellikle Sukhoi SU-25 ve SU-27 savaş uçaklarının sayısını arttırmıştır.  

Rusya’nın öncülük ettiği bu yeni güvenlik anlaşması sayesinde de Kırgızistan'ın temelde zayıf olan askeri gücünün yenilenmesi ve özellikle ülkenin en önemli askeri birliği olan Üçüncü Özel Harekat Taburu'nun yeni ekipmanlarla takviyesi ve eğitimini başlatılmıştır. 

Türkistan'daki askeri satranç oyunu ABD ve Rusya arasında bu şekilde yeniden başlamış iken, bu gelişmeden payını yalnız Kırgızistan almamıştır. 

Özbekistan, Tacikistan, Kazakistan ve Türkmenistan yeni oluşum ve siyasal adımlarla dış politikalarını yeniden düzenlerken askeri anlamda da bazı yeni adımlar atmışlardır.  

Amerikalıların sahip oldukları Hanabad Üssünün kapatılması konusunda Özbekistan'ın aldığı karardan yaklaşık dört yıl geçtikten sonra Özbekistan'ın Batı'ya belli ölçüde yeniden yanaştığı ve politikasını yumuşattığı gözlemlenmektedir.  Bu bağlamda Özbekistan NATO'ya Nevai'deki havaalanının Afganistan'a sevk edilecek malzeme için transit üssü olarak kullanılmasına izin vermiştir. Bu gelişme olduğunda Özbekistan'ın Kollektif Güvenlik Anlaşması dahilindeki Acil Müdahale Gücüne katılmayı reddettiğinin de altını çizmek gerekir. Aynı günlerde Rusya'nın Taşkent'te montajını yaptığı IL-76 Nakliye Uçakları Üretim Tesisini kapatarak Rusya'ya nakli de Özbekistan – Rusya ilişkilerindeki soğumayı gösterir. 

Ne var ki askeri alanda Özbekistan'ın özellikle savaş uçaklarının ve T-72 tankları ile BMP-2 zırhlı muharebe araçlarının yenilenmesi konusunda hala Rusya'ya bağımlı olduğu da unutulmamalıdır.  

Kırgızistan'ın Rusya ve ABD'den aldığı askeri ve mali yardımın benzerini alma konusunda bir başka Orta Asya ülkesi olan Tacikistan'ın da bu yeni gelişmeler çerçevesinde çaba gösterdiğine işaret etmek de önemlidir. Rusya'nın toprakları dışındaki en önemli askeri üslerden birinin konuşlandığı Tacikistan'da 201inci Mekanize Tümen'inin yanı sıra bağımsız bir Tank Taburu ve Hava Savunma birlikleri ile küçük de bir savaş uçağı grubu vardır. Tacikistan'ın da bu üs karşılığı Rusya'dan para talep ettiği söylenmekte ise de sonuç hala açık değildir.  

Türkmenistan ise teçhizat açısından Rusya'ya bağımlı ve bu ülkeden özellikle tank ve hücumbot gibi askeri araçlar almak arzusunda ise de, genelde dış politika açısından nötr olma politikası güden bu ülkenin ABD ile ilişkileri de dikkatli ve sınırlıdır. Aşkabat Havaalanında bulunan ve Afganistan'a askeri malzeme dışında nakliye yapan Amerikan uçaklarının ikmalini sağlayan küçük bir askeri irtibat grubu dışında Türkmenistan'da bir Amerikan varlığı söz konusu değildir.  

Orta Asya ülkeleri içinde ekonomik olarak en zengin ve Batı'ya göreceli en yakın ülke Kazakistan olmakla beraber bu ülkenin Afganistan ile olan fiziki sınırlarının önemsizliği, Kazakistan’ı, Rusya ve ABD açısından askeri ve stratejik anlamda ötekilere göre daha geri plana itmiştir.  

NATO ve ABD ile olan yakın ilişkiler ve Batı'dan alınan askeri araç ve gereçlere karşın bu ülkenin Rusya ile olan siyasal yakınlığını askeri alanda da görmek mümkündür. Bu bağlamda da Kazakistan'ın kurulacak Acil Müdahale Gücüne bir Tugay ile katılması önemlidir. Yine bu ülkenin Silahlı Kuvvetleri'nin en önemli tedarik kaynağının Rusya olduğu da unutulmamalıdır.  

Bütün bu ilişki ve gelişmeler, Orta Asya'dan çekildiği düşünülen ABD'nin Afganistan ile beraber ve Afganistan'daki varlığını sürdürmek için Türkistan ülkelerinden vazgeçmeyeceğini gösterir. Yine aynı şekilde bu ülkenin Orta Asya'da Rusya ile kıyasıya bir satranç oyununu sürdüreceği de açıktır.

*21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Bilimsel Danışmanı


Kaynak : www.21yuzyıl.org


Haber Tarihi: 18.11.2009 09:07:20

Bu haber 94 kere okunmuştur.

 

Yazdırılabilir Sayfa
Yorum Yaz
Rumuz:
E-Posta: *Gizli tutulacaktır.


Okuyucu Yorumları
Bu habere henüz yorum girilmemiştir..


Diğer Haberler
08.02.2010 16:41:03- MOSKOVA GÜRCİSTAN MUHALEFETİNE EL UZATIYOR
08.02.2010 16:38:37- ABD’NİN KÖRFEZ’DE FÜZE KALKANINI GENİŞLETME PROJESİNİN ARKA PLANI
08.02.2010 16:34:47- ARAL GÖLÜ KURUYOR (MU?)
07.02.2010 22:20:53- İSRAİL İRAN’A SALDIRACAK MI
07.02.2010 11:15:00- CONİ'NİN TÜRKİYE RÜYASI
07.02.2010 09:57:19- RUMLARIN DEĞİŞMEYEN STRATEJİSİ
07.02.2010 09:53:43- RUSYA'NIN YENİ ASKERİ DOKTRİNİ VE KARADENİZ' DE RUSYA-ABD YENİ ÇATIŞMA ALANLARI
03.02.2010 21:05:59- BU TOPLANTI HİÇ DE HAYRA ALAMET DEĞİL!
03.02.2010 16:40:51- VARDAK MİLLİ RADYOSU YAYINA BAŞLADI
03.02.2010 13:49:01- NABUCCO: SORULARA YANIT BEKLEYEN PROJE
02.02.2010 15:18:32- KÜRT AÇILIMIYLA TECESSÜM EDEN TÜRK SORUNU-3
02.02.2010 15:15:23- BM GENEL SEKRETERİ BAN’IN ADA’YI ZİYARETİ
02.02.2010 15:14:06- TACİKİSTAN TERCİH YAPMADA ZORLANIYOR
02.02.2010 10:31:53- GENELKURMAY' DA İSRAİL ODASI MI?
02.02.2010 10:13:55- DEMOKRATİK SAVAŞ
02.02.2010 10:02:33- KIBRIS’TA ÇOK KÖTÜ ŞEYLER OLACAK…
02.02.2010 10:01:36- PAPADOPULOS’U KİM ÇALDI?
02.02.2010 09:55:11- ERMENİSTAN BUNU HEP YAPIYOR!
02.02.2010 09:53:49- YEMEN “ÜÇÜNCÜ CEPHE” OLABİLİR
02.02.2010 08:35:30- ADEN, KIZILDENİZ VE ABD
02.02.2010 08:20:50- SINIRLAR AÇILMADAN KAPANIYOR MU?
02.02.2010 08:20:01- PROTOKOLLER: SIFIR NOKTASINA DÖNÜŞ
02.02.2010 08:18:10- 2010 ‘ZİRVE’ BAŞKENTİ İSTANBUL
01.02.2010 09:48:48- LÜBNAN (DA) TÜRKİYE’DEN “TAM AÇILIM” İSTİYOR
01.02.2010 09:42:56- İSRAİL, TÜRKİYE' DEN İRAN VE SURİYE'Yİ İZLİYOR
30.01.2010 00:45:42- NERDE BİR TÜRK VARSA, ORASI VATANDIR! HER TÜRK İÇİN VATAN!
29.01.2010 23:48:10- ERMENİ AÇILIMI’NIN ARDINDAKI BÜYÜK OYUNLAR
29.01.2010 14:06:44- KÜRT AÇILIMIYLA TECESSÜM EDEN TÜRK SORUNU-2
29.01.2010 14:02:08- ERMENİSTAN AÇILIMI GERÇEKLEŞEMEDİ
29.01.2010 13:49:08- BÜTÜN HESAPLARI BOZACAK GELİŞME
29.01.2010 13:43:20- TALİBAN' LA PAZARLIKLARI TÜRKİYE Mİ YÜRÜTÜYOR?
28.01.2010 22:28:43- KERKÜK' TE TÜRKMEN AVI
28.01.2010 20:36:25- IRAK' TAKİ CAMİLERİ KİMBOMBALADI, KİM BOMBALATTI?
28.01.2010 14:06:19- OLSA DA, OLMASA DA!
28.01.2010 14:05:24- ORTA DOĞU HAKKINDA YAZI NASIL YAZILIR?
28.01.2010 14:04:16- İPEK YOLU’NDAN SADECE İPEK GEÇMİYOR…
27.01.2010 16:20:14- KUZEY IRAK’IN KRİZDEN ÇIKIŞ YOLU
26.01.2010 12:53:42- KIBRIS NE OLACAK?
24.01.2010 23:34:54- BARZANİ VE FETHULLAH GÜLEN HANGİ KONUDA UZLAŞTI
24.01.2010 00:06:39- AZERBAYCAN İLE ERMENİSTAN 25 OCAK'TA ANLAŞIRSA ANAYASA MAHKEMESİNİN KARARI SONRASI PROTOKOLLERİ NE YAPARIZ?

 


Hızlı Seçim
Köşe Yazarları
İbrahim BALTALI
- Rodop Rüzgarı
BEKTAŞ YUSUF
Hilmi DİNÇER
- İmbik
Bİ DURUN BEYLER! Bİ DURUN!..
Tuna  SOYKAN
- Teşhis
A B D İRAN’I VURACAK
Hüseyin  MÜMTAZ
- Kalk Borusu
UFKUN ÖTESİNİ GÖREBİLMEK (6) “AKILLI GÜÇ”
Yrd.Doç.Dr.Birol  ERTAN
- Arka Pencere
BEYNİMİZ TEHLİKEDE
Neval  KAVCAR
- Gündemdekiler
Şeytan Bunun Neresinde?
Ersoy ÖNGÜN
- "Aklımdan Geçenler"
Çanakkale Boğazına Neden Köprü Yapılıyor?‏
Ali İhsan  GÜRCİHAN
- Güne Bakış
EMASYA Kalktı ve Demokrasi Geldi …
Nuri  YAŞAR
- Güncel
BENİM MEMURUM İŞİNİ BİLİR AMA YANLIŞTA YAPAR
Özcan PEHLİVANOĞLU
- Balkan Rüzgarı
DİN TACİRLERİNİN POLİTİKA YEMEĞİ !
Prf.Dr. Ata ATUN
- ATASÖZÜ
AB DÜŞ KIRIKLIĞI
Vedat KUŞAKLI
- Kılıcımı Vurdum Taşa
EMASYA
Reha  ÖREN
- SÖZ
HADEP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ADANA VALİSİ ATIŞ'IN KONUĞUYDU
Süheyl  ÇOBANOĞLU
- Nokta
ÇUVALCININ KOYUNU , SONRA ÇIKAR OYUNU
Burhan ÖZBEY
- Özbeylik
BU NOKTAYA GELİNDİYSE İŞ BİTMİŞİR
Sabahattin  TALU
- Yön
ÖNCE UZAN DI, SONRA GÜL DÜ, SONUÇTA DÜŞÜNDÜR DÜ!
Müjdat  GÜRBÜZ
- Gözlem
TEK BAŞINA İKTİDARIN ADI !

MERHABA RUMELİ

Anket 1
Aktif anket bulunmamaktadır.

Para Piyasaları       9.2.2010
  DÖVİZ ALIŞ DÖVİZ SATIŞ
 USD 1.5141 YTL. 1.5248 YTL.
 EUR 2.0722 YTL. 2.0868 YTL.

 

Trakya Haber |  Batı Trakya Haber |  Trakya Spor |  Balkan Haber |  Yurttan Haber |  Çevre - Sağlık |  Eğitim - Bilim |  Ekonomi |  Kültür - Sanat |  Dünyadan Haber |  Avrasya Haber | 

Trakya Net Haber'de yayınlanan her türlü haber ve yazı, kaynak belirtilmeden kullanılamaz.
Copyright by Trakya Net Haber 2004 - 2007 © | Created and hosted by chaglar